B. Özel Yetki Şartını Katı Uygulayan Yargıtay Kararları
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 24.05.2012 tarihli kararında;…
“Ancak davalının 14.5.2011 tarihli “nihai satım teyit mektubu”nda davacı tarafın 11.5.2001 tarihli yazısında yer alan “tahkim kaydını” kabul ettiğini gösteren açık veya örtülü bir irade beyanı bulunmamaktadır... Davacı tahkim iradesini bildirmiş olup, davalı taraf ise aynı iradeyi gösterdiğine ilişkin açık veya örtülü bir beyanda bulunmamış ya da davacının ileri sürdüğü sözleşme koşullarını aynen ifa ederek fiili bir kabul içine girmemiştir. Bu durumda tarafların tahkim sözleşmesi konusunda birbirine uygun irade beyanında bulundukları kabul edilemez…
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 23.12.2015 tarihli başka kararında benzer şekilde
“Somut olayda taraflar arasında düzenlenen sözleşmede tahkim şartı bulunmakta ise de sözleşmeyi imzalayan…. sözleşme tarihi itibariyle davalı şirketi temsile yetkili olmadığı ve bu nedenle sözleşmenin davalı şirket yönünden geçerli bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır… Her ne kadar mahkemece tarafların sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmiş olmaları nedeniyle geçersizliği ileri sürmelerinin T.M.K.’nın 2. maddesi hükmü karşısında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 11.10.2000 tarihli kararı büyük önem arz etmekte…
“Mahkemece, sözleşmeyi imzalayan ….’ın sözleşme ve tahkim şartını kabul etme yetkisinin bulunmadığı, bu konuda özel yetki verilmediği, ve asıl sözleşmenin geçerli olmasının sözleşmedeki tahkim şartını geçerli kılmayacağını belirterek kamu düzeni nedeniyle B.K.’nun 388/3 maddesinde özel yetki kuralının zorunlu hale getirildiği, ayrıca asıl sözleşmenin geçerli olmasının sözleşmedeki tahkim startının da geçerli olduğunu göstermeyeceği”…