Ne var ki, hukuki güvenlik ve tescile güven ilkesinden hareketle açıklanabilecek…
b- Çatışan Marka Haklarına İlişkin Yargıtay İçtihadı…
Marka hakkına ilişkin 556 sayılı KHK ve SMK’da yer alan düzenlemeler yukarıda ele…
Yukarıya sadece bir örneği alınan söz konusu içtihat, adeta bir klişe olarak tüm…
aa- Bunlardan ilki, açılan bir tecavüz davasında, davalı kullanımı bir şekilde tescil…
bb- İkinci olarak, davacı, davalıya ait sonraki tarihli sınai hakkın hükümsüzlüğünü…
Şu hâlde, KHK’lar dönemindeki içtihada göre, davacı tecavüz davasıyla birlikte, davalının…
Zira markalar yönünden konu ele alınacak olursa, 556 sayılı KHK’nın 44. maddesi(40)…
cc- Başvuru Sonucunun Beklenmesine İlişkin Yargıtay İçtihadı…
Yüksek Mahkeme’nin bir kısım kararlarında, açılan bir markaya tecavüz davasında,…
Kararlarda bu yaklaşımın gerekçesi, “556 sayılı KHK’nın 40. maddesinde tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren başlayacağının”…
Zira 556 sayılı KHK’nın 9. maddesi(45) uyarınca, bir markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı ancak, marka tescilinin (başvurunun değil) yayın tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Başvurunun bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen fiiller nedeniyle başvuru sahibi, sadece tazminat davası açmaya yetkilidir. Şu hâlde, KHK’nın 40. maddesi, ihlâl davalarında çatışan tescilli markalar arasındaki sorunun çözümüne ilişkin bir hüküm değildir. Dolasıyla, işleyen bir marka sisteminin temel esası olan, tescilde öncelik ilkesini de bertaraf edecek bir yoruma da cevaz vermez. Gerçekten de, anılan yaklaşım benimsenirse, önceki tescilli hak, sonraki bir başvuru…
dd- Kötüniyetin Tescilli Haklar Çatışmasına Etkisi ve Yargıtay İçtihadı…
Bilindiği üzere, 4721 sayılı MK’nın dürüstlük ilkesini düzenleyen 2. maddesi “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz”…
Dolayısıyla, marka başvurusunun, kötüniyetle yapıldığının belirlenmesi, örneğin,…
Nihayet Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK)’nun 16.07.2008 tarihli “RG 512” kararı…
KHK’lar döneminde, kötüniyetli başvuruya bağlanan bir diğer önemli sonuç, hükümsüzlüğün…
Ne var ki, yukarıda markalar yönünden ifade edildiği üzere, Yargıtay “tescilli bir hakkın kullanımı hukuka aykırılık oluşturmaz”…
Bu konuda önemli bir dönüm noktası olan karar, Yargıtay HGK’nın 27.03.2013 tarihli…
Yerel Mahkeme’nin direnme kararı üzerine, Yargıtay HGK karar düzeltme aşamasında,…
Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kişinin iyiniyet iddiasında bulunamayacağında da şüphe yoktur (TMK. m. 2).…
Bu itibarla, davalının Türkiye’deki endüstriyel tasarım tescillerinde uygulanan incelemesiz sistemden yararlanarak tescilini sağladığı, ancak daha sonra yeni ve ayırt edici niteliğinin bulunmaması nedeniyle koruma kapsamında olmadığı mahkemece belirlenerek hükümsüz
Bu durum karşısında; davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile “bozma”…
Hiç şüphesiz ki, HGK’nın bu kararı, 554 sayılı KHK’nın 45. (ve diğer KHK’ların hükümsüzlüğün…
ee- Kötüniyetli Tescile Karşı Hükümsüzlük Davası Açılması Koşulu ve Yargıtay İçt…
Yukarıda ifade edildiği üzere, KHK’lar döneminde, ihlâl davalarında haklar çatışması…
Gerçekten de, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi önünde görülen dava(62)…
Yargıtay 11. HD, bu kararı, “…Endüstriyel tasarım tescil belgesine göre, davalının davaya konu çilek fotoğrafını 29.12.1999 tarihinde TPE nezdinde gıda ambalaj deseni olarak tescil ettirdiği, bu tasarıma dayalı olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın 11.06.2001 tarihli izni ile üretim yaptığı ve bu deseni ambalaj üzerinde tescile uygun şekilde kullandığı sabittir. Davacı vekili, davalı tarafından kullanılan fotoğrafın 19.11.1997 tarihli ‘Meyveler’ isimli CD’de yer alan müvekkiline ait fotoğraf olduğunu ileri sürerek bu davayı açtığına ve tasarımın hükümsüzlüğü isteminde bulunmadığına göre, davalının kullanımının endüstriyel tasarım tesciline dayalı ve bu tescile uygun bir kullanım olduğu dikkate alındığında, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.(63)”…
