Yerel mahkeme, ILO Sözleşmeleri ve Avrupa Sosyal Şartı’nın ilgili maddelerine göre,…
Yargıtay tarafından karar şu gerekçelerle bozulmuştur:…
“Somut olayda, işyerinde toplu iş sözleşmesinin imzalanması sırasında çıkan uyuşmazlıkla ilgili bir kanuni grev hakkının kullanılmadığı açıktır. Bundan başka bireysel veya toplu iş hukukuna dair bazı hakların savunulması için işçilerin demokratik ve barışçıl toplu eylem haklarının olabileceği 87 ve 98 Sayılı ILO Sözleşmeleri ile Avrupa Sosyal Şartı ile Anayasanın 51., 54. ve 90. maddelerinin bir gereği olsa da, eylemin işverene özel olarak zarar verme kastı içermemesi ve ölçülü olması gereklidir.…
Davalı işyerinde gerçekleşen ve 13 gün süreyle devam eden toplu iş bırakma eyleminin zamanlaması, katılımcı sayısı ve süresi değerlendirildiğinde ölçülü olmaktan uzak olduğu görülmektedir. Bu sebeple davacının da işi bırakmak suretiyle destek verdiği toplu eylemin, iç hukuk ve bağlı bulunduğumuz uluslararası mevzuat çerçevesinde hukuka uygun olduğundan söz edilemez ve işverenin haklı fesih hakkının varlığı kabul edilmelidir.…
Öte yandan 3000-4000 kadar işçinin katıldığı toplu eylem sebebiyle davalı işveren eylemin başından sonuna kadar destek verdiği 550 işçiyi belirlemek suretiyle disiplin kuruluna sevk etmiş ve bunlardan davacının da aralarında olduğu 50 kadar işçinin iş sözleşmesini feshettiğini bildirmiştir. Eyleme katılan ve baştan sona destek veren işçilerin bazılarının iş sözleşmesi feshedilmezken davacı işçinin iş sözleşmesinin feshi, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca işverenin eşit davranma borcuna aykırılık oluşturur. Davalı işveren, davacı işçi ile iş sözleşmesi feshedilmeyen aynı durumdaki işçiler arasındaki ayrımı haklı kılan bir nedeni ortaya koyamamıştır.…
… Ancak işverenin eşit davranma borcuna aykırı hareket etmiş olması, geçerli nedeni ortadan kaldırmadığından ve davacının hukuka aykırı şekilde işi bırakmak suretiyle katıldığı toplu eylem sebebiyle işverence yapılan feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir. Bu durumda davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” Anayasanın 54. maddesinde yer alan siyasi amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grev ve…
Kanunda belirtilen düzenlemenin yer almaması işyeri işgali, işi yavaşlatma, verimi…
İşçilerin işverene ya da kararda olduğu gibi üyesi oldukları sendikaya yönelik toplu…
2004 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile düalist-monist hukuk tartışmaları son…
Son yıllarda özellikle toplu eylem hakkına ilişkin uyuşmazlıklarda uluslararası düzenlemelerin…
Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartının örgütlenme ve toplu pazarlık hakkına ilişkin…
Türkiye Avrupa Sosyal Şartını 6. maddesine çekince koyarak onaylamıştır. Bununla birlikte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında…
Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın 28. maddesinde de “menfaat uyuşmazlıklarında çıkarların korunması için grev de dâhil toplu eylem” hakkı tanınmıştır. Şart’ın 52. maddesinde de toplu eylem hakkının sınırlandırılmasına imkân sağlanmıştır. Düzenlemeye göre, “Bu Bildirgede kabul edilen hakların ve özgürlüklerin kullanılmasına getirilecek her türlü sınırlandırma, yasada öngörülmeli ve bu hak ve özgürlüklerin özüne saygı göstermelidir. Orantılı olma ilkesine tabi olarak sınırlandırmalar sadece gerekli olmaları ve Birlik tarafından kabul edilen kamu yararı amaçlarına veya başkalarının hak ve özgürlüklerini koruma gereksinimine gerçekten hizmet etmeleri koşulu ile uygulanabilir.”(64)…
Toplu eylem hakkının uluslararası kaynakları arasında 87 ve 98 sayılı Uluslararası Çalışma Örgütü Sözleşmeleri de yer alır. 87 sayılı Sendikal Özgürlük ve Sendikal Hakların Korunmasına İlişkin Sözleşmede grev hakkı açıkça düzenlenmiş değildir. Belirtmek gerekir ki, toplu eylem hakkı ve özellikle grev hakkı kavramı, Uluslararası Çalışma Örgütünün hiçbir sözleşmesinde açıkça düzenlenmemiştir(65).…
ILO Sendikal Özgürlükler Komitesine göre, grev hakkı yalnızca sözleşmenin imzalanması sırasında çıkan uyuşmazlıklarla sınırlandırılamaz. Üyelerin sosyal ve ekonomik çıkarlarını ilgilendiren konularda da grev hakkından yararlanabilecekleri kabul edilmelidir. Ancak bir toplu iş sözleşmesinin devamı sırasında grev yapılması açıkça yasaklanmışsa, toplu iş sözleşmesinin yorumlanması ve uygulanmasıyla ilgili tarafsız ve hızlı mekanizmaların kurulması gerekir. Kısacası Komite, belirli koşullar altında toplu iş sözleşmesinin devamı sırasında grev hakkının yasaklanabileceğini kabul etmiştir(69).…