Kanaatimizce gerçek değerin belirlenmesinin her durumda kolay olmaması (nitekim -danışıklı…
“...6102 sayılı TTK’nın ‘borsaya kot[e] edilmemiş nama yazılı paylar’ başlıklı 493/1. maddesinde şirketin, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene, paylarını, başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebileceği düzenlenmiştir. Bu maddeyle anonim şirkete, devre konu olan pay senetlerini gerçek değer üzerinden devralma önerisinde bulunabilme olanağı tanınması sağlanmış, şirkete uygun görmediği devirlerden kurtulabilme olanağı tanınmıştır. Bu suretle şirketin yabancılaşması veya niteliklerini kaybetmesinin önlenmesi amaçlanmıştır. Şirketin bu olanağı kullanabilmesi için ana sözleşmede hüküm bulunmasına gerek yoktur...” …
denilerek yönetim kurulunun/şirketin bu imkânı kullanabilmesi için esas sözleşmede…
Yüksek Mahkeme’nin de kaçış klozu noktasındaki görüşünü 2018 yılı itibarıyla değiştirdiği…
“…Davalı şirket ana sözleşmesinde önemli bir sebep gösterilmediği gibi devralanın payları kendi adına ve hesabına aldığını belirtmemesi durumu da söz konusu olmamakla madde hükmündeki ‘şirketin devir konusu payları kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına satın alma teklifinde bulunması’ açısından red kararı değerlendirilmelidir. Anonim şirket tarafından satın alma önerisinin yapılabilmesi için esas sözleşmede nama yazılı payların devrinin anonim şirketin onayına bağlı olduğuna dair hüküm…
ifadeleri ile kaçış klozunun işletilmesi bakımından esas sözleşmede hüküm bulunması…
Tüm bunların ötesinde kaçış klozunun her hâlükârda şirket yönetimine verilmiş özel…
Görüldüğü üzere TK 493/5’teki “(d)evralan, paylarının gerçek değerinin belirlenmesini, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden isteyebilir; bu hâlde mahkeme şirketin karar tarihine en yakın tarihteki değerini esas alır. Değerleme giderlerini şirket karşılar.” düzenlemesi…
11. HD’nin 19.09.2017 tarih ve 2016-1677/4532 sayılı kararı: …
“…Davacılar vekili; müvekkili …’nun diğer müvekkili …de de pay sahibi olduğunu, müvekkili …’nun Polibak Plastik Film San. ve Tic. AŞ hisselerini diğer müvekkili …ye devredeceğini, müvekkilleri arasında gerçekleşecek pay devri işlemine esas olmak üzere Polibak Plastik Film San. ve Tic. AŞ’nin bir payının primli değerinin tespitini talep etmiştir…Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; TTK 489 ve devamı hükümlerinde anonim şirket pay devrini düzenlediği, bu hükümlerde değer tespiti için ticaret mahkemesine verilmiş bir görevin bulunmadığı, ayrıca delil tespiti taleplerinde hukuki yararın varlığı gerekli olduğu, bir payın primli değerinin tespiti her zaman mümkün olduğundan hukuki menfaat şartı gerçekleşmediği,…
Gerçekten de TK 493 kapsamında payların gerçek değerinin belirlenmesi için mahkemeye…