İş kazası: İş kazaları hakkında sözleşmede “Bir iş kazası ile ilgili yardımları iktisap etme hakkı, 7-10’uncu maddelerde tasrih edildiği şekilde,…
Örneğin, geçici olarak (24 aya kadar) İsveç’e gönderilen bir Türk işçisi görevi sırasında…
İş kazalarını düzenleyen 26. Maddenin 2. Fıkrası “Yeni bir iş kazası ile ilgili tazminat, yeni kazanın sebep olduğu çalışma kapasitesindeki azalma nazarı itibare alınmak suretiyle yetkili merci tarafından bu merciin uygulaması gereken mevzuata göre tesbit edilir.” şeklindedir. Hüküm bir kişinin ikinci kez iş kazası geçirmesi durumunda hukuki durumunu düzenlemektedir. Metinde (iş hukukun özgü) tazminat sözcüğü kullanılmakta ise de cümlenin devamında bulunan “çalışma kapasitesindeki azalma” ifadesi sunulacak edimin (sosyal sigortalar hukuku bakımından) kişinin sağlık durumuna göre belirleneceğini açıklamaktadır. Yani, çalışana geçici işgöremezliklerde geçici işgöremezlik ödeneği, kalıcı işgöremezliklerde ise sürekli işgöremezlik geliri ödenir. Ödeme birinci fıkrada belirtilen şekilde (mülkilik ve şahsilik ilkelerine göre) saptanan görevli/yetkili ülke tarafından ve kendi mevzuatına göre yapılır. Bu paragrafta yapılan açıklamalar, aslında yukarıdaki paragrafta (ilk iş kazası için yapılan) açıklamalar ile aynıdır. İkinci paragrafta ikinci kez kazaya uğrayan kişinin durumunu tekrardan açıklamak gereği duyulmuştur.(79) Meslek hastalığı: Bir sigortalı meslek hastalığı doğuran bir ortamda çalıştıktan sonra, diğer akit ülkede hastalığa sebep olmayan bir işte çalışırken işgöremez duruma gelebilir. Bu durumda kendisine işgöremezliğin saptandığı değil, hastalığın doğumuna neden olan ülke mevzuatı uygulanacaktır. Aktarılan husus Sözleşmede şu şekilde ifade edilmiştir: “Meslek…
Meslek hastalıkları, -iş kazalarından farklı olarak- bir anda meydan gelmeyip, zaman…
Kişinin en son çalıştığı ülke mevzuatı esas alınarak meslek hastalığı saptandıktan…
Hastalık ve analık sigortası: Kısa vadeli sigorta dalları kapsamında olan hastalık ve analık riskleri nedeniyle edime hak kazanmak için asgari bekleme (staj) süresinin dolmasına gerek bulunmaktadır. Ülkemizde hastalık sigortasında bu süre 90 gün (5510 SK. Md. 18/I-b) , analık sigortası bakımından ise geçici iş göremezlik ödeneğinde 90 gün, emzirme ödeneğinde ise 120 gün olarak (5510 SK. Md. 16/IV) saptanmıştır.(83)…
Türkiye-İsveç Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bir sigortalının KVS dallarında gerekli…
Bir kişi, KVS dalları (hastalık ve analık) bakımından, iki ayrı ülkede geçen zamanların…
Sağlık sigortası: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının GSS.’dan yararlanmaları için asgari bir bekleme süresinin dolması gerekmektedir. Örneğin, sağlık edimleri için önceki yılda en az 30 gün prim ödenmiş olması gereği bulunmaktadır. İsveç dönüşü Türkiye’de çalışmaya başlayan ve ülkemizde geçen sigorta süreleri henüz 30 günün tamamlanmasına yeterli olmayan vatandaşlarımızın eksik süresi İsveç’teki süre ile birleştirilebilmektedir. Keza, sigorta ilişkisi son bulduktan sonra 90 gün içinde sağlık hizmetlerinden yararlanmak için gerekli olan önceki bir yılda 90 günlük bekleme süresi ve yardımcı üreme tedavilerinde 900 gün prim ödenmesi koşullarında da sigorta sürelerinin birleştirilmesi yapılabilmektedir. Ayrıca, ülkemizden İsveç’e giden kişiler bakımından da, orada yeterli olmayan süre Türkiye’deki ile tamamlanmaktadır. (87)…
Asli sigortalı: Sağlık hizmetlerinin sunumunda üç ihtimal bulunmaktadır. Asli çalışan (aktif) sigortalıların, emekli (pasif) sigortalıların ve bağlı sigortalıların durumu. Sözleşmede genel sağlık sigortasının asli sigortalılara uygulanmasına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak, yukarıda açıklanan mülkilik ilkesi gereği olarak, asli sigortalılara çalışmakta/ikamet etmekte oldukları ülke mevzuatının uygulanması doğaldır. Ayrıca, İsveç mevzuatına göre hastalık veya analık sigortasından yararlanmakta iken Türkiye’ye gitmesine izin verilenler, İsveç hükümeti nam ve hesabına Türkiye’de sağlık yardımı almaya devam ederler (Sözl. Md. 13/3). Ayni uygulama iş kazası ve meslek hastalıkları sigortası için de kabul edilmiştir. Yani, örneğin bir iş kazası nedeniyle sağlık yardımı sunulması gereken kişi Türkiye’de bulunduğu sürede, sağlık hizmetlerinden İsveç nam ve hesabına, Türk mevzuatı esas alınarak yaralanabilecektir (Sözl. Md. 27/a). Belirtilen sağlık hizmetlerinin sunumu için, hak sahibi kişinin sigortalı olduğu ülkeden ayrılırken, hak sahipliğini gösteren bir belgeyi alması ve vardığı ülke yetkili makamlarına sunması gerekmektedir. Pasif sigortalı: Emekli (pasif) sigortalının durumu ele alındığında, hangi taraf ülkede ikamet etmekte ise ona ikamet ettiği ilgili ülke mevzuatı uygulanacaktır. Bu husus düzenlemede şu şekilde ifade edilmiştir. Akit Taraflardan her ikisinin veya Taraflardan birisinin mevzuatına göre aylık almakta olan bir kimse, ülkesinde ikamet ettiği Akit Taraf mevzuatına göre sağlık…
