4. İlmi Kişiliği
Mahmud Esad Seydişehri klasik medrese derslerinin yanı sıra batı metodolojisi ile…
Dostlarına “Ben muallimlerimi unutamadığım için talebem de beni unutamasın diye bu mesleği intihab ettim!”…
Dostları onun hafıza ve zekâ bakımından diğer insanlardan üstün olduğunu beyan etmektedirler.…
Seydişehri’nin, ilmi kişiliği ile alakalı birçok şey yazılabilir. Ancak onu en iyi, gören ve tanıyan kişiler anlatabilir. Bu nedenle bu noktadan sonra Asım Us’un Şeydişehri hakkındaki sözlerine yer vermek ihtiyacı hissedilmiştir. Asım Us’un Seydişehri hakkındaki yazısından bazı bölümler şöyledir:…
“Mahmud Esad Efendi, gençliğinde Medrese tahsili ile yetişmiş; fakat hususi Fransızca öğrenmiş; Tarih, Tabiat İlimleri, İktisat, Devletler Hukuku gibi birbirleriyle hiç münasebeti olmayan birçok ders kitapları yazmıştır. Yazdığı kitapların çoğu tercemedir. Mülkiye Mektebinde, İktisat ve Devletler Hukuku derslerini okutur; Hukuk Mektebi’nde Mecelle dersleri verirdi. Aynı zamanda İmparatorluğun Maliye Nezaretinde Hukuk Müşaviri idi. İlmi kıyafet taşır; başında sarığı, sırtında uzun bir cübbesi vardı. Bu kıyafeti ile beraber kendisinin yabancı dillerden tercemeler yapması, İktisat ve Devletler Hukuku gibi ilimlerin müderrisliğini deruhte etmesi garibimize giderdi……
İşte onun hulasa-i şahsiyyeti… Bu ifade kendisinin yalnız harici şekline ait değildir. Bütün manevi hayatına da şamildir. Onun bütün varlığı böyle mütenakız bir ikizlik içindedir. Bununla beraber, birdenbire böyle iç içe iki varlık olduğunu herkes fark edemez……
Şark ile Garbı nefsinde toplayan bu Üstad kimseye benzemez. Hatta hayatının muhtelif safhalarını takip edenler, onu bir kere camide, sonra mektepte, daha sonra Nezaretteki dairesinde görenler, muhtelif zaman ve mekanda onu kendisine mezcedemezler……
Onun gece ile gündüzki hali, kıyafeti bile başkadır. Onun giyinişinde görülen hususiyet ayniyle halinde, hareketlerinde ve konuşma tarzında da vardır. O, yürürken bir askerdir, dizlerini bükmez; vücudunun üst tarafı meyilli, belinden aşağısı dimdik olduğu halde rap rap gider…Bakarken bir şairdir; çünkü gözlerinin bakışı mübhemdir. Bu ifade ile gözlerinin biraz şaşı olduğu telmih edilmiştir…”…