Sayfa 343SORU-CEVAP
Mesut Hakkı Caşın: Sayın dekanım, kıymetli öğrenciler. Şimdi üç dakika içerisinde ben çok kıymetli konuşmacıların ifadelerini toparlayıp, uygun görürse hocamız, çünkü yarım saat geç başladık bir 10 dakikalık da soru cevap olsun ki bu kadar akademik insanların beyninden biraz daha yararlanalım. Şimdi sayın hocamız Sevtap Hanım çok ilginç bir konuyu ele aldı bize. Yani hakikaten acaba buradaki çatışma çözümü, yani conflict resolution, ülkemizin…
Öğrenci (Clara): Çok teşekkür ederim öncelikle. Benim sorum, sayın Sevtap…
Galip Engin Şimşek: Ben bu soruyla alakalı sizin de anlatımınızdan sunumunuzdan hareketle şunu da merak ediyorum: Yani bu çatışma çözümü derken, hani hangisi çatışma veya o çatışmayı nasıl kavramlaştıracağız? Bazı yerlerde sanki çatışma dediğimiz şey aynı zamanda bir ‘Proxy war’ dedikleri…
Emine Karacaoğlu: Hocam bir tane de ben sorabilir miyim? Yine aynı konularla…
Sevtap Yokuş Veznedaroğlu: Aslında tabii, süre çok sınırlı. Ben neredeyse her bir gezi bir hafta 10 gün alıyordu ve çok yoğun çalışmalardı ve ben onu burada bir 20 dakikaya sığdırmaya çalıştım. Dolayısıyla çok boşluk kaldığının farkındayım. Zannediyorum bunlar basılacak. Ben de vereceğim daha detaylı. Emine Hoca’nın söylediği şekilde. Clara, “Türkiye’nin eksikleri nelerdi?” dedi. Türkiye bence çok fazla giremedi zaten o sürece. Türkiye’deki süreç daha çok söylem düzeyinde kaldı, yani liderlerin kimi zaman açıklamaları, televizyon programları, bizler de böyle konuştuk o konularda filan ama. Çünkü bizim izlediğimiz örneklerde şuna dikkat ettim: Bir tür hani böyle örerler ya, ya da işte dantel işler ya büyüklerimiz, böyle ilmik ilmik işleniyor. Öyle çok basit süreçler değil gerçekten. Artı, çok karmaşık dediğiniz gibi. Çok el girebiliyor işin içine, süreci baltalamak isteyenler çoğunlukla aktif oluyor. Ve en önemlisi, süreçler böyle düz bir çizgide ilerlemiyor. Çok zikzaklı. Kimi zaman, bitiriliyor. Çatışmalar daha şiddetli hale gelebiliyor. Kimi zaman, başka aktörler beklenilenin aksine kolaylaştırmak yerine kendi ulusal çıkarları için süreci çok daha
Mesut Hakkı Caşın: Çok teşekkür ederiz, sayın dekanın affına sığınarak iki soru da ben yanıtlayacağım. Sevgili öğrenciler, bakın: Milletler hukuku, belki bir ceza, bir idare değil belki medeni değil ama bu, hocanın dediği gibi, yaşadığınız zor coğrafyanın her anı devletler hukukunda uzman olmayı gerektiriyor. Dün bahsettik burada Yunanların deniz hukukunda ne kadar üstün olduğunu. Ve bu sizin sorumluluğunuzda. Bu ülkede hukuku, adaleti beynelmilel seviyeye çıkarmak sizin yükümlülüğünüzde. Gördüğünüz her şey bu zor coğrafyanın meseleleri. Bu bakımdan keşke burada daha fazla katkı olsa da halktan da kimseler gelip bu memleketin bu bilimsel çok güzel tadına varabilseydi. Zaman kısıtlaması var ama ben çok güncel olduğu için sayın hocama şeyi soracağım: Şimdi bu “sandinista”ları…
Mesut Hakkı Caşın: Yani diyorsunuz ki Venezuela’nın başına bunlar gelebil…
Verda Neslihan Akün: Öncesinde örnekleri var. Olmaz diyemiyoruz.…
Mesut Hakkı Caşın: Bu toplantıda göreceksiniz, benim şahsi kanaatim, orayı…
Verda Neslihan Akün: Belki aklı başında bir yönetim olsa, daha düşük bir ihtimal…
Ülkü Halatçı Ulusoy: Evet şimdi Kuzey Kore’de de aynı.…
Mesut Hakkı Caşın: Hocam Kore’nin arkasında koca bir Çin var. Maduro gariban.…
Verda Neslihan Akün: Hocam bir iki cümle eklememe müsaade ederseniz, kusura…
Mesut Hakkı Caşın: Veya PKK’ya verilen 30 bin tır silah için bunlar hafif silah diyor. Nasıl hafif silah bunlar? Uçaksavar var. Vurdu mu oturtur yani. Neyse gelelim hocama.Ülkü Halatçı Ulusoy: Evet, çok teşekkür ediyorum ben de soru için öncelikle.…
Mesut Hakkı Caşın: Çok teşekkür ediyoruz sayın dekanım, değerli öğrenciler…