Sayfa 151Sonuç
Çalışma kapsamında ulaşılan sonuçlar, şu şekilde tasnif edilebilir:…
I. ETK m. 466’nın lafzındaki “safi kâr” ifadesinin “yıllık kâr” şeklinde…
II. Kanuni yedek akçe meselesini düzenleyen TK m. 519 hükmü emredici niteliktedir.…
III. TK m. 519/2-c hükmünden yola çıkılarak anonim şirketlerde kâr dağıtım zorunluluğu olduğu kabul edilmez. Zira, hükmün mehazı ve lafzı dikkate alındığında bu yönde açık bir sonuca ulaşılamamaktadır. Şayet, Kanun koyucu tarafından bu yönde bir zorunluluk öngörülmek isteniyorsa, Kanun sistematiği açısından hükmün yeri isabetli değildir. Bu yönüyle kanaatimizce, ikinci kanuni yedek akçe ayrımı (TK m. 519/2) için…
IV. TK m. 519/4’de, başlıca amacı başka işletmelere katılmaktan ibaret olan holding şirketler hakkında, m. 519/2-c ve m. 519/3 hükümlerinin uygulanmayacağı ifadesi yer almaktadır. Evvela öğretide ifade edildiğinin aksine bu hükümdeki lafızdan, holdinglere ilişkin…
V. TK m. 519/1 bağlamındaki birinci ayrıma yönelik açıklamalarda net kâr veya net dönem kârı ibarelerinin zikredilmesinin hatalı olduğu kanısındayız. Zira TK m. 519/1’de, birinci ayrımın matrahının yıllık kâr olduğu…