Bu konuda ileri sürülen bir diğer düşünceye göre, kredi açma sözleşmesinin örtülü…
Konuyla ilgilenen bazı yazarlara göre, kredi açma sözleşmesi, sözleşmelerin kurulmasına ilişkin genel kurallara tabidir. Uygulamada sözleşmenin yazılı olarak yapıldığı gözlenmektedir. Ne var ki, bu bir zorunluluk değildir, sözleşmenin şifahî olarak ve örtülü irade açıklamalarıyla kurulması da pekâlâ mümkündür. Hâl böyle olmakla birlikte, bankanın mevcut bir hesabın sınırlarının müşteri tarafından aşılmasına pek çok defa rıza göstermiş olması, başlı başına, bir kredi açma sözleşmesinin kurulduğu anlamına gelmez. Bunun gibi, karşılığı olmayan çeklere ilişkin olarak bankanın ödeme yapması, kredi açma sözleşmesine özgü bir borç altına girme iradesi taşıdığının başlı başına göstergesi değildir. Bu tip durumlara eşlik eden başkaca koşulların değerlendirilmesiyle birlikte böyle bir iradenin varlığı ortaya çıkarılabilir. Dagmar Nuissl, Bankgeschäftsrecht, Bank-und Kapitalmarktrecht für die Praxis, Meuwied-Kriftel-Berlin 1997, s. 84; Klaus Hopt/Peter O. Mülbert, Kreditrecht, Bankkredit und Darlehen im deutschen Recht, Berlin 1989, s. 154. Kredi açma sözleşmesinin bir geçerlilik şekline bağlı olmaması sebebiyle, şifahi olarak veya delâlet edici davranışla da kurulabileceği Koziol tarafından da benimsenmektedir. Ne var ki, yazar, bu konuda titiz bir değerlendirme yapılmasını gerektiren Avusturya uygulamasına da değinmektedir. Bu uygulamaya göre, delâlet edici davranışla kredi açma sözleşmesinin kurulması mutat değildir. Bu nedenledir ki, işlem hayatındaki alışkanlıklara ve yaygın görüşlere başvurarak, bir davranışın hukuken bağlanma iradesini gösterip göstermediği kuşkucu bir tavırla araştırılmalıdır. Böyle bir ölçüte başvurulduğunda, bir kimseye tekrarlanan bir biçimde kredi temin edilmesinin, başlı başına, bankanın ilerisi için de yükümlülük atlına girme iradesini gösterdiği söylenemez.…
Müşteri tarafından hesap aşımının gerçekleşmesine bankanın birkaç defa razı olması durumunda da aynı sonuca varılabilir. Hesap aşımına rıza gösterme yoluyla sağlanan kredinin her zaman geri istenmesi, mümkündür. Buna karşılık, kredi açma sözleşmesi çerçevesinde temin edilen kredilerin derhal iadesi gerekmez. İade borcunun ne zaman muaccel olacağı sözleşme hükümlerine göre ayrıca belirlenir. Bkz. Helmut Koziol, Österreichisches Bankvertragsrecht (Peter Avanchini, Gert M. Iro, Helmut Koziol), Band II, Wien 1993, s. 49. Bu konuda ayrıca bkz. Claus-Wilhelın Canaris, Handelsgesetzbuch, Grosskommentar (Begründet von Henmann Staub), 4. Neube
