“…Davacı vakfa ait senedin vakfın sona ermesi başlığını taşıyan 18.maddesinde, vakıf senedinde belirtilen amaçların gerçekleşmesine fiilen ve hukuken imkan kalmaması durumunda genel kurulun 2/3’ünün oylarıyla vakfın feshine karar verileceği hükme bağlandığı halde; dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, vakfın feshinin kararlaştırıldığı 09.12.2009 tarihli olağan genel kurula 42 üyeden 27 sinin katıldığı fesih kararının katılan bu üyelerle alındığı, böylece senedin yukarıda sözü edilen 18. maddesindeki nisabın gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemece, bu yönden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru görülmemiştir...” (18.HD,…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Temmuz 2021
Sayfa: 147 - 154
Cem Akbıyık
Editör:Baki İlkay Engin
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
B. Konuya İlişkin İncelenen Karar Örnekleri
1.- Vakfın kendiliğinden sona ermesi ile ilgili incelemek istediğim ilk karar, vakıf senedinde belirtilen amaçların gerçekleşmesine fiilen ve hukuken imkân kalmaması durumunda genel kurulun 2/3’ünün oylarıyla vakfın feshine karar verilmesi ile ilgilidir. …
Burada hukuken tartışmalı olan nokta, vakıf senedinde var olan hükme dayanarak vakfın…
2.- TMK m.116’da açıkça belirtildiği gibi, vakfın sonradan amacını gerçekleştirmekten yoksun hale gelmesi yani vakfın malvarlığının amacın gerçekleşmesini olanaksız kılacak şekilde azalmış olması halinde Yargıtay, kararlılık kazanmış uygulamasıyla, vakfın aciz içinde bulunduğunu kabul ederek dağılmasına karar vermek için vakfın tüm mal ve hakları ile birlikte aciz içinde olup olmadığının tespiti gerektiğine hükmetmektedir. …
“…Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamalarında, vakfın malvarlığının amacın gerçekleşmesini olanaksız kılacak şekilde azalmış olması, vakfın dağılmış sayılması için yeterli neden kabul edilmekte ise de, yetersizliğin araştırılıp belgeleriyle kanıtlanmış olması aranmaktadır. Bu bakımdan Yargıtay’ın denetimine de olanak sağlayacak şekilde davacı vakfın, kuruluşundan itibaren faaliyet raporları, bilançolar ve ilgili diğer belgeler getirtilip gerektiğinde uzman bilirkişiye incelettirilerek rapor alınıp, vakfın senedinde belirlenen amaçlan da gözetilerek, tüm mal ve haklan ile acz içinde olup olmadığı saptanmalı, vakfın acz içinde olduğu belirlendiğinde tasfiyeden arta kalan mal ve hakların intikalini düzenleyen Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 33. ve vakıf senedinin 24. maddeleri de dikkate alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan; davacı vakıf mütevelli heyetinin dağılmaya, malların tasfiyesine ilişkin olarak aldığı karar yeterli görülerek davanın kabulüne karar verilmesi… doğru görülmemiştir…” (18.HD,…
denilmektedir. Kararda da yerinde olarak belirtildiği gibi yeterli inceleme ve araştırma…
“…Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum ve konjonktür itibariyle belirtilen amaçların gerçekleştirilmesinin büyük paraların sarfını gerektirir nitelikte olduğu, denetim makamı müfettişlerince düzenlenen raporda vakfın mevcut mal varlığının ve gelirlerinin bu amaçların gerçekleşmesi için yeterli olmadığı, vakfın mal ve gelirinin artırılması için herhangi bir faaliyette bulunulmadığı yolundaki tespitler de dikkate alındığında, vakfın amaçlarının gerçekleşmesinin olanaksız hale geldiği ve değiştirilmesine de olanak bulunmadığı anlaşıldığından, vakfın mevcut malvarlığı da saptanarak… davanın kabulü ile vakfın dağılmasına karar verilmesi gerekirken…” (18.HD,…
Ancak bu noktada da, kalan mal ve hakların tasfiye sürecine geçmeden, vakfın amacını…
3.- Yargıtay, kendiliğinden sona erme (dağılma) ile ilgili ilginç bir diğer…
“…Vakfı müfettiş raporlarına göre herhangi bir malvarlığına sahip olmadığı gibi denetim yılı itibariyle borca batık durumdadır. Dava açıldıktan sonra vakfın dağılmasını önlemek için bir miktar bağış toplanması onun bu özelliğini değiştirmeye yetmez. Bir vakfın hukuki varlığını ve işlevlerini sürdürmesi, başkalarının insaf ve merhametine bağlı bulunan bağışlarla sağlanmaz… Bu itibarla, amaçlarını gerçekleştirmek için özgülenmiş hiçbir mala ve hakka sahip olmayan bu vakfın dağılmasına (sona ermesine) ve kaydının sicilden silinmesine karar verilmesi gerektiği…”. (18.HD,…
Böyle bir olasılıkta, herhangi bir malvarlığına sahip olmadığı anlaşılan vakfın devamına…
Vakfın kurulması aşamasında karşılaşılan imkânsızlıkla ilgili olarak Yargıtay da…
“4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 101. maddesine göre vakıf, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğudur. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere, vakfedilen malın amacın gerçekleştirilmesine en azından başlangıcı itibariyle yeterli olması gerekir. Tesciline karar verilen vakfa malvarlığı olarak sadece ….ilçesinde bir taşınmaz özgülenmiştir. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinde vakfa malvarlığı olarak özgülenen bir taşınmazın ne miktarda ve nasıl bir gelir getirdiği belirlenememekte ve vakıf senedinin… maddesindeki vakfın amaç ve faaliyetlerini gerçekleştirecek miktarda olup olmadığı da tespit edilememektedir. Bu nedenle, mahkemece, tescili istenen vakfa yukarıda belirtildiği şekilde en azından başlangıç için yeterli olabilecek nakit varlık ve malın miktarı belirlenip, bunun vakfa özgülenmesi için davacı tarafa süre verilip hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmadan tescile karar verilmesi…” (18.HD,…