Diğer taraftan ihtiyati tedbir kararları, geçici nitelikte bir hukuki koruma sağladığından yabancı mahkemelerce veya hakem heyetlerince verilen ihtiyati tedbir kararlarının tanınması ve tenfizi de mümkün değildir. Bu durumda, esas davaya bakmakta olan yabancı mahkemenin veya hakemin ya da hakem heyetinin, Türkiye’deki mal ve alacaklarda ilgili olarak vereceği tedbir kararı, Türkiye’de bir etkiye sahip olmayacak ve dolayısıyla yabancı mahkeme veya hakem heyetindeki davanın nihai hedefi bakımından davacıya bir koruma sağlanamayacaktır. Düzenlemeyle, esas hakkında yabancı bir devlet mahkemesinin veya hakemin ya da hakem kurulunun görevli ve yetkili olması halinde, ihtiyati tedbir istemine konu hak veya şeyin bulunduğu yerdeki Türk mahkemelerinden ihtiyati tedbir talep edileceği hükme bağlanmaktadır.”…
Söz konusu tasarı metnine ilişkin TBMM Adalet Komisyonunun 04/06/2020 tarihinde sunduğu…
Görüldüğü gibi; mevcut düzenlemeye göre; Türk mahkemeleri, taraflar arasında geçerli…
Kanaatimizce ilk tasarıda bulunan düzenlemeyle HMK m. 390 hükmünde değişiklik yapılması…
Doktrinde bir görüşe göre(15); HMK’nın 390. maddesinin yabancı unsurlu ilişkiler bakımından yetersiz kaldığının kabulü anlamında olumlu bir gelişme olmasına rağmen 41. maddenin çıkarılması isabetlidir. Görüşe göre, Türk mahkemelerinin yabancı unsurlu uyuşmazlıklar bakımından ihtiyati tedbir kararı alma yetkisi düzenlenecek ise bu düzenlemenin yabancı unsurlu ilişkilerde Türk mahkemelerinin yetkisini düzenleyen MÖHUK’ta yer alması tercih edilmelidir. Bununla birlikte; 41. maddenin, MTK’da yer alan hükümler göz ardı edilerek, asıl davanın tahkim yargısında görüldüğü halleri de kapsaması uygun değildir. Türkiye’de veya yabancı bir ülkede tahkim yargılaması yapılması sırasında, tahkim yargılamaları bakımından MTK’nın 6. ve 3. maddeleri kapsamında, ihtiyati tedbir kararı almaya yetkili bir Türk mahkemesi bulunmaktadır. Şayet bir düzenleme ile hem tahkim hem devlet yargısı konusunda düzenleme getirilecekse de MTK’nın 3. maddesindeki kurala uygun olmalı ve çatışmanın önlenmesi sağlanmalıdır. Ayrıca yazar; devlet yargısında görülen davalar bakımından Teklifin 41. maddesinin sadece yabancı devlet mahkemelerinde görülen davaları kapsaması nedeniyle yetersiz olduğunu iddia etmektedir. Buna göre Türkiye’de veya yabancı ülkede görülsün fark etmeksizin yabancı unsurlu uyuşmazlıkların bütününü kapsayacak
Benzer yönde Dr. Öğr. Üyesi Nimet Özbek’in görüşüne göre, geçici hukuki koruma kararlarının…
