C.Sürgün
1806 yılına ait bir mahkeme sicilinde bazı hamam sahibi kimselerin devlete vergi…
“... cihât-ı sâire (diğer şekiller) ile dahi cerr-i nef‘e (menfaat elde etmeye) vesîle etmek için mirîye (devlete) rüsum (vergi) vereceğiz misillü erâcîf-i mütenevvi‘a (çeşitli erâcif) ilkâ ve hammâma gelen müslim ve zimmîlerden hilâf-ı mu‘tâd (kanuna aykırı olarak) mutâlebâta (istemeye) ve envâ‘ tahkîr-gûne (çeşitli tahkir edici) mu‘âmelâta ictirâ (cüret) eyledikleri tahkîk olunmakdan nâşî tedîbleriyle sâirlerin terhîbi (caydırılması) lâzımeden olduğundan mezbûrlar diyâr-ı âhara nefy (başka bir yere sürgün) ve kal‘a-bend olunmağla …”
Sürgün cezasının verildiği 1791 tarihli başka bir mahkeme sicil kaydında Mustafa…
“... Tabib-i mühtedî Mustafa ile medîne-i mezbûre mahkemesinde Dîvân-ı âlî’de ve Çarşamba günü arz odasında merkūm mühtedî Mustafa mezbûr İbrahim’in menzilinde leyl û nehâr (gece ve gündüz) tek û tenhâ mütemekkin olup ol-vechile envâ‘-ı erâcîf ve havâdis-i mâ-lâ-yenbâgîyi (istenmeyen olayları) mûcib hâlâta (durumlara) bâdî (sebep) olur töhmetiyle müttehem oldukları bi’d-defa‘ât mürâfa‘a ve münâza‘a ve husûmetleri şuyû‘una binâen tabîb-i merkūm dükkânından ihrâc ve fî-mâ ba‘d (sonrasında) Üsküdar’a ayak basmamak üzere mahâll-i âhara nakl ile terbiye ve iz‘âcı bâbında temîn-i ibâd (kamu emniyeti) ve tathîr-i bilâd (kamu düzeni) içün …”
25 Eylül 1860 senesine ait İzmir’de bazı erâcif neşri ile ahaliyi korkutacak hareketlerde…
“… eşhas-ı merkume (malum şahıslar) İzmir’de bazı erâcif neşriyle tahdiş-i ezhan-ı ahaliyi (ahalinin zihinlerini bulandırmayı) mucib harekette bulunduklarından başka bunların sabıkalı ve meşhur sârik (hırsız) ve edebsiz ve yankesici güruhundan olup bi’d-defeât habs ve tedip olunmuş iseler de, ıslah-ı nefs etmeyerek yine bildiklerinden geri kalmadıklarından hükümet, selb-i emniyet (emniyeti bozmak) eylediklerine binaen selef-i ali-i âsıfaneleri devletlü Ahmed Paşa hazretleri tarafından bab-ı aliye vuku bulan istid’â (dilekçe) üzerine merkum eşhasın irsalleri irade ve iş’ar buyurulmuş ve ol vecihle eşhas-ı merkume Rodos’a izam (gönderilmiş) ve irsal olunmuş olmakla …”
14 Haziran 1798 tarihli vesikanın içeriğinde devlet görevlisi olan Hasan Efendizade…
“... Bu esnalarda mazul bulunduğundan devlet küskünlüğü suretiyle -maâzallâhi teâlâ- hademe-i devletin umur-ı memurelerinde muvaffak olma-
1858 Ceza Kanunnamesi 66. maddesinde; meydanlarda içerisinde yafta yapıştırmanın…
1858 CK m.66: “Her kim meydan, sokak ve insanların toplandığı yerlerde, nutuk irat ederek, yafta yapıştırarak veya matbu varaka neşrederek, halkı bu fasılda beyan olunan suçları işlemeye doğrudan doğruya tahrik ederse, o suçu fiilen işleyen gibi cezalandırılır. Fakat zikrolunan tahriklerin bir gûna fiili eseri zuhur etmezse nefy-i ebed cezasıyla mücazat kılınır…