Üç üyenin karşıoyunda ise, başvurucuların yaptığı bildirim üzerine valilik tarafından meydandaki kutlama talebinin reddedilmesine karşı İdare Mahkemesi’ne gidilmemesi ve bu bildirime karşı yasal yola (idari yargı yolu) müracaat edilmemesi iç hukuk yolunun bu anlamda tüketilmediğini göstermektedir. Her üç hakim de Savcılığın verdiği kovuşturmanın yapılmasına yer olmadığı kararı üzerine itiraz etmenin ve bu itirazın reddi üzerine bireysel başvuruda bulunmanın yeterli olmadığını belirtir. Zira şikayet dilekçelerine konu hukuki olay, kötü muamelenin oluşup oluşmadığı ile ilintilidir; “Taksim Meydanı’nın toplantı ve gösteri yapılmaya uygun bir alan olup olmadığı ile ilgili değildir.”
![Toplanma Hakkı İhlalleri ve Mekan Seçme Serbestisi Bağlamında Anayasa Mahkemesi’nin 1 Mayıs Kararlarının Değerlendirilmesi (DİSK ve Diğerleri [GK], B. No: 2016/14517, 12/10/2023 - DİSK ve Diğerleri (2) [GK], B. No: 2016/14518, 12.10.2023) Toplanma Hakkı İhlalleri ve Mekan Seçme Serbestisi Bağlamında Anayasa Mahkemesi’nin 1 Mayıs Kararlarının Değerlendirilmesi (DİSK ve Diğerleri [GK], B. No: 2016/14517, 12/10/2023 - DİSK ve Diğerleri (2) [GK], B. No: 2016/14518, 12.10.2023)](/Appendix/STRUCTURED_ARTICLE_TR/images/YMK801Y2024M6VDERN9786254328435PS235PE274116_1.jpg)