Adaletçi görüşe göre, fail işlediği suçun karşılığında cezalandırılmak suretiyle…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
1.1.1.1.Adaletçi Görüş
“Salt adaletçi teori”, “kefaret teorisi”(30),…
Yine adaletçi görüşün temelinde suç ile cezanın orantılı olması fikri bulunmaktadır
Önemli savunucuları arasında Immanuel Kant ve Georg Wilhelm Friedrich Hegel’in… Kant’ın bu noktadaki ayırt edici konumunu, daha önce tanrısal kökenli olarak kabul edilen evrensel ahlâk düsturunu insan aklına dayandırması olarak ifade etmek mümkündür(42). Kant’a göre ceza teorilerinin asgari seviyedeki temel amacı adaletin tesisi olmalıdır. Kant cezanın amacı noktasında cezadan bir fayda beklentisini içeren görüşlerin tamamını “cezai çıkarcılık” olarak değerlendirerek bu görüşlere karşı çıkmaktadır. Bu bağlamda Kant’ın… Burada Kant’ın bilinen iki metaforuna değinmek mümkündür. Metaforlardan ilki olan ada metaforuna göre bir ada halkının tamamı kendini feshederek adadan dağılıp başka toplumların arasına karışmaya karar verse bile cezaevinde bulunan son hükümlü cezasını yine de çekmelidir. Zira adalet evrenseldir ve herkesin adalete karşı bir sorumluluğu mevcuttur. Adalet yerel bir değer ya da kendisinden fayda beklenen bir araç değildir. Bu anlamda hem adaletin en yüksek ilke hem de insanın araçsallaştırılması yasağından hareketle, ceza söz konusu olduğunda herhangi bir yararcı yaklaşımın kabul edilmesi mümkün olmamalıdır(44)… Kant’ın diğer önemli metaforu ise deney metaforudur. Buna göre, ölüm cezası ile cezalandırılmış bir mahkûm, ölüm riskini içeren ancak toplum için yararlı olan bir tıbbi deneye katılmayı kabul etmek kaydıyla ölüm cezasından kurtulabilecektir. Deneyin başarılı geçmesi durumunda hem toplum hem de birey fayda görmüş olacaktır. Burada da benzer şekilde kişinin, toplumsal fayda için olsa bile araçsallaştırılmasının karşısında duran Kant,… Hegel ise suç ve ceza arasında diyalektik bir ilişkiye işaret etmektedir. Buna göre yasanın ihlâli, yani suç ile ortaya konan kötülük, ceza vasıtasıyla ortadan kaldırılmaktadır. Adaleti merkezine almış hukuk düzenine yönelik bir saldırının ceza marifetiyle bertaraf edilmesi, adaletin yeniden tesisine zemin hazırlamaktadır(46). Hegel’e göre suç işlenmesi hukukun ve dolayısıyla toplumsal düzenin hiçe sayılması olduğundan, onun hiçe sayılması anlamına gelen cezalandırma ile giderilir. Böylece hukuk restore edilir. İlk olumsuzlama suç işlenerek hukukun hiçe sayılması, yasanın inkârıdır. İkinci olumsuzlama ise ceza vasıtasıyla hukuk düzeninin kendini yeniden tesis etmesidir. Bu yönüyle ceza, diyalektiğin temel ilkelerinden olan yadsımanın yadsınmasıdır (negation der negation) Hegel de Kant gibi cezanın uygulayıcısı olarak devleti işaret etmekte iken uygulanacak cezanın türü noktasında Kant’tan… Her iki düşünürün fikirlerinin ortak noktalarından biri ise cezanın çıkış noktası… Devleti oluşturan bu sözleşme çerçevesinde hayat bulan hukuk kuralları, sözleşmenin… Sosyal sözleşme teorisyenlerinden Hobbes, devletin sosyal sözleşmenin bir tarafı olmayıp bu sözleşme neticesinde vücut bulduğunu Rousseau ise bahsi geçen sözleşmenin ancak varsayımsal olarak mevcudiyetinden bahsedilebileceğini savunmakla birlikte her halükârda devletin, sözleşmenin şartlarının yerine getirilmesinden sorumlu olarak cezalandırmanın uygulayıcısı konumunda olduğu hususunda diğer sosyal sözleşmeci teorisyenlerle mutabıktır(54)… Max Weber’e atıfla “meşru şiddet tekeli” şeklinde kavramsallaştırılan, belirli alanlarda meşru olarak maddi anlamda zorlayıcı tedbirlere başvurma tekeline sahip olan devletini kendisine tanınan bu yetkiyi elinde bulunduran devletin(55)… Adaletçi görüşe zaman içinde çeşitli açılardan eleştiriler yöneltilmiştir. Bu eleştirilerden… Adaletçi görüşe yöneltilen bir diğer eleştiri ise bu görüşün suçu işleyen kişiden,… Adaletçi görüşe, başka bir amaç olmaksızın kötü davranışların cezalandırılması olgusunun… Cezalandırılan kişinin ıslahını amaçlamayan cezalar bakımından ise cezalandırılan… Şüphesiz adaletçi görüşe yöneltilen eleştiriler zaman içinde karma görüşün doğmasına…
