Vergi kesenlerin sorumluluğunu düzenleyen VUK md. 11’in ilk üç fıkrası şu şekild…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
(1)KDV Tevkifatı
KDV’de sorumluluk müessesesi, bir işleme ait verginin işlemin sağlayıcısı olan mükellef…
“Vergi kesenlerin sorumluluğu:…
Madde 11 – Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumludurlar.…
Bu sorumluluk, bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl mükelleflere rücu etmek hakkını kaldırmaz.…
Mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden, alım satıma, taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanlar müteselsilen sorumludurlar.”…
Bu bağlamda vergi kesenlerin sorumluluğunu,…
•yaptıkları ya da yapacakları ödemelerden vergi kanunlarına uygun olarak kesinti…
•kesinti yaptıkları tutarı süresi içinde alacaklı vergi dairesine eksiksiz bir şekilde…
•vergi kesintisi ile ilgili gereken evrakları hazırlamak gibi vergi sorumlusuna ilişkin…
olarak özetlemek mümkün görünmektedir(128).…
Bununla beraber üçüncü fıkra ile mal alım satımı ve hizmet ifalarında, bu işlemlerin…
Diğer yandan Danıştay 11. Dairesi’ne göre “…213 sayılı kanunun 11. maddesinin ihtilaflarına da uygulanacağı anlaşılmaktadır. Ancak bu maddedeki müteselsil…
Bundan bağımsız olarak, dolaylı vergiler açısından verginin kesilmesinin söz konusu…
KDV bakımından alıcı, kural olarak sadece iktisadi olarak vergiyi ödeyerek vergi…
“213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 8. maddesinde, vergi sorumlusunun; verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi idaresine karşı muhatap olan kişi olarak tanımlandığı, 11. maddesinin 1. fıkrasında; yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanların, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumlu olacakları; 2. fıkrasında, bu sorumluluğun, bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl mükelleflere rücu etmek hakkını kaldırmayacağı, 3239 sayılı Kanunun 2. maddesiyle eklenen 3. fıkrada, mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden, alım satıma taraf olanlar ile hizmetten yararlananlar, aralarında zımnen dahi olsa irtibat olduğu tespit olunanların müteselsilen sorumlu olacaklarının hükme bağlandığı ve 4369 sayılı Kanun’un 81/A-28. maddesiyle 3. fıkrada geçen alım satıma taraf olanlar ile hizmetten yararlananların, aralarında zımnen dahi olsa irtibat olduğu tespit olunanlar ifadesinin alım satıma taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanlar şeklinde değiştirildiği görülmektedir.…
213 sayılı Kanun’un 11. maddesine 3239 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle eklenen 3. fıkranın; “vergi yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde yükümlü olmayan başkalarını da sorumlu tutmakta ve böylece suç işlememiş olan şahsa ceza sorumluluğu yüklemekte” olduğu öne sürülerek, Anayasanın 38. maddesinin 6. fıkrasına ve aynı maddeye eklenen son fıkradaki “Müteselsil sorumluluğun şartları, sınırları ve bu konuya ilişkin usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir.” şeklindeki düzenlemenin Anayasanın 38. maddesinin 3. fıkrasına ve 7. maddesine aykırı olduğu iddiasıyla açılan iptal davasını inceleyen Anayasa Mahkemesi 19/03/1987 tarih ve E:1986/5; K:1987/7 sayılı kararıyla; söz konusu iddianın yerinde olup olmadığını araştırmaya, her şeyden önce kanun koyucunun bu fıkraları getirmekteki amacını tespitle başlamak gerekeceğini belirttikten sonra iptali talep edilen fıkrada “mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısıyla vergi kesintisi” yapılmasından söz edildiğini ve bu hükmün uygulanmasının “Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesinde yer …
Hem madde başlığı ve metninde hem de Anayasa Mahkemesinin kararında belirtildiği üzere vergi sorumlusunun kestiği katma değer vergilerinden dolayı müteselsil sorumluluğu söz konusu olabileceğinden, 213 sayılı Kanun’un 11. maddesinin 3. fıkrasının 3065 sayılı Kanunun 9. maddesi dışında, KDV açısından uygulanması mümkün görülmemiştir.…
3065 sayılı Kanunu’nun 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde KDV’nin mükellefinin, mal teslim eden ve hizmet ifasında bulunanlar olduğu kurala bağlandığından, davacıya mal teslimi veya hizmet ifası yapan şirket bu teslim veya ifadan dolayı KDV’nin mükellefidir.…
