Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel +
pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
(1) Taraflar Arasındaki İlişki
(a) Sorunun Ortaya Konulması
Doktrinde bir görüş ve İsviçre Federal Mahkemesi…
Birincisi, bir muhataba isteyerek beyaza imzalı kâğıt veren kimse, bunun gerçek iradesine…
Flume anlaşmaya aykırı şekilde doldurulan metnin kendi iradesine uymadığını iddia eden imza sahibine, bu güveninin boşa çıkması halinde yanılma nedeniyle iptal yetkisi tanınmasını savunan Alman hukukundaki hâkim görüşün artık değiştiğini ve karşı tarafa, bilerek bu denli geniş bir yetki veren imza sahibinin kural olarak bu riske katlanması ve açıklamasının sonuçlarından sorumlu olması gerektiğini ifade etmektedir.…
İkinci argüman ise, Federal Mahkeme’nin, meseleyi daha çok beyaza imza veren ile…
Şu halde bu görüş açısından konuyu toparlarsak, muhataba daha sonra içeriğini belirlemesi…
Doktrindeki ikinci görüş ise, meseleye bu kadar katı yaklaşmamakta ve belirli istisnai…
İlk gruptaki yazarlara göre karşı tarafa güvenerek imzalı boş kâğıt veren kimsenin, metnin içeriğinin önceki anlaşmaya uygun olmayacak şekilde oluşturulması halinde, yanılmaya (ya da aldatmaya) dayanması hiçbir zaman mümkün değildir. Ancak burada ilk görüşten farklı olarak, eğer söz konusu imzalı boş kâğıdın “karşı tarafa teslim edilmesi anında” bir sakatlık bulunmaktaysa, aldatmanın (ve korkutmanın) söz konusu olabileceği savunulmaktadır.Bu gruba dahil olan yazarlardan, Postacıoğlu, Üstündağ, Kuru ve Erdönmez’e göre,…
Bu yaklaşıma ilişkin bir toparlama yapmak gerekirse; bu gruptaki yazarlar, imzalı…
İkinci gruptaki yazarlar ise, beyaza imzalı…
Bu bağlamda, Kocayusufpaşaoğlu’na göre imzalı boş kâğıt verenin, muhatap tarafından doldurulacak olan metne ilişkin hiçbir tasavvuru olmadığı söylenemez. Onun en azından, metnin içeriğinin daha önceki anlaşmaya göre doldurulacağına ilişkin bir tasavvuru bulunmaktadır. Dolayısıyla, muhatap, güven ilkesi uyarınca metni anlaşmaya uygun şekilde doldurduğunu düşünmesine karşın, gerçekte metnin içeriği ile beyaza imza verenin iradesi uyuşmuyorsa, imza verenin yanılma hükümlerine başvurması mümkündür. Farklı bir anlatımla, muhatap, metni anlaşmaya aykırı doldurduğunu bilmiyorsa ve güven ilkesine göre de bilmesi gerekmiyorsa, imza sahibi yanılmaya dayanabilecektir. Görüleceği üzere yazar, ilk görüşteki yazarların aksine, boş kâğıdı imzalayarak karşı tarafa veren kimsenin, metnin gerçek iradesine aykırı şekilde doldurulacağının her zaman bilincinde olmayabileceği ve bu nedenle, riskin her zaman ona yüklenilmemesi gerektiği düşüncesindedir. Bununla birlikte, bazı hallerde meselenin yanılma odağında incelenmesine dahi gerek kalmayacağını haklı olarak belirten yazar, burada öncelikle sözleşmenin (metnin) TBK
Esas itibariyle bu görüşte olan Özen’e göre de…
Kanaatimizce Özen’in vardığı sonuç isabetli olmasına karşın, muhatabın güveni kötüye kullanarak metni anlaşmaya aykırı şekilde doldurduğu olasılıklarda şu ayrımı gözden kaçırmamak gerekir: Eğer muhatap, anlaşmaya aykırı doldurduğunun bilincindeyse ve ayrıca beyaza imza verenin gerçek iradesini de bilmekteyse (özellikle imza öncesinde sözlü anlaşmanın içeriğinin zaten belirlenmiş olduğu durumlarda böyle olacaktır) ya da bilmesi gerekmekteyse, sözleşme zaten beyaza imza verenin gerçek iradesine göre hüküm ifade edecektir.…
a. Beyaza İmza (Blankounterschrift)
(b) İspat Yükü