“Mal vermeyi kesmenin kötüye kullanma olabilmesi için mal talebinde bulunan işletmeye uzun süreden beri mal veriliyor olması, müşterinin talebinin her zamankinden farklı olmaması ve mal vermeyi kesmek için başka bir haklı sebebin olmaması gerekir. Yani ilk defa mal talep eden işletmeye mal vermemek tek başına hakim durumun kötüye kullanılması teşkil etmez. Ancak son gelişen kararlarda Avrupa Komisyonu, bir işin yürütülmesi için “esaslı unsur” niteliğindeki mallara girişin engellenmesi halinin de hakim durumun kötüye kullanılması sayılacağını belirtmektedir. Eğer, hakim işletmenin vermeyi reddettiği mal ve hizmetler, bir faaliyetin yerine getirilmesi için zorunlu/esaslı unsurlardansa (essential facilities), bu reddetme eylemi hakim durumun kötüye kullanılması olarak kabul edilebilir.”(290)…
Görüldüğü üzere Rekabet Kurulu, mal vermeyi kesmenin kötüye kullanma sayılması için,…
Rekabet Kurulu’nun, petrol piyasasında mal vermenin kesilmesini RKHK’nın 6 ncı maddesi…
“POAŞ’ın kıt olan light waxı firmalar arasında ayrımcılık yapmadan ekonomik bakımdan en verimli şekilde dağıtım sorumluluğu bulunmaktadır. POAŞ’ın herhangi bir gerekçe olmaksızın yıllardır mal sağladığı, düzenli müşterilerine mal vermeyi kesmesi piyasadaki rekabeti kısıtlayabilecek bir davranıştır. Aslı Kimya ile yapılan müşteri sözleşmesinin 9. maddesi, müşterinin aldığı light waxı kendi üretiminde kullanacağına yönelik düzenleme getirmektedir. Kıt olan ürünlerin verimli şekilde kullanılmasına yönelik bu maddenin düzenli müşteri olmayan Aslı Kimya tarafından ihlal edilmesi sözleşmenin yenilenmemesini haklı gösterebilecek nedenlerdendir.…
Öte yandan, POAŞ’ın mal vermeyi kesme yoluyla pazarda rekabeti sınırlandırmak veya ortadan kaldırmak amacını ve/veya etkisini taşıyıp taşımadığının tespitinde, hakim durumdaki teşebbüsün müşterilerinin pazarında faaliyet gösterip göstermediği hususu da dikkate alınmalıdır. Bu durumun varlığı halinde, rakip alıcılarına mal verme ve hizmet sunma imkanına sahip hakim durumdaki teşebbüsün rakiplerine mal vermeyi kesmesinin, nihai ürün ve hizmet piyasasındaki rekabeti kısıtlama amacına yönelik olduğu söylenebilecektir. Ancak, POAŞ’ın parafin üretiminde faaliyeti bulunmadığından, şikayet konusu davranışın rekabeti sınırlama amacı taşımadığı anlaşılmıştır. POAŞ’ın arz açığı bulunan light wax pazarında, düzenli bir müşterisi olarak kabul edilemeyecek olan Aslı Kimya’ya, müşteri sözleşmesinin yenilenmemesi suretiyle mal vermeyi kesmesinin haklı nedenlere dayandığı, bu davranışın piyasadaki rekabeti kısıtlayıcı etkisi ve amacı bulunmadığı kanaatine varılmıştır.”(292)…
Mal vermenin kesilmesi konusunda Tüpraş 2014 kararına da değinilmesi gerekmektedir.…
“Kaldı ki, sözleşmeye aykırılık gerekçesi ve ödemezlik def’i iddiası kabul edilse dahi, söz konusu uygulamaların “orantılılık ilkesi”ne uygun olmadığı açıktır. Yukarıda da belirtildiği gibi orantılılık ilkesi, meşru ticari menfaatini korumayı amaçladığını öne süren hakim durumdaki teşebbüsün; (i) kullandığı araç ya da yöntemlerin korunmaya çalışılan menfaati makul biçimde elde edebilmek için uygun olmasını ve (ii) davranışın zorunlu olmasını gerektirmektedir. TÜPRAŞ’ın herhangi bir dağıtım şirketinin belirli bir ürüne dair çekişlerinin istikrarlı olarak tahsislerinin altında seyretmesi halinde, aynı ürüne ilişkin olarak izleyen aylarda yapılacak tahsisleri çekişlerdeki değişimleri dikkate alarak belirleyebileceğine ve bu hususun arzın kısılması bakımından haklı gerekçe teşkil edebileceğine kuşku bulunmamaktadır. Ancak daha önce de ifade edildiği üzere, belirli bir üründe talebini düşüren alıcının bu talebini tekrar yükseltmesini teminen, geriye kalan ürünlerin arzını alt piyasadaki alıcıyı faaliyetlerini durdurma tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak ölçüde kısmanın orantılılık ilkesiyle bağdaşmadığı açıktır.…
TÜPRAŞ’ın POAŞ ve ALPET’e yönelik uygulamalarına ilişkin olarak yapılan değerlendirme, yukarıda 97, 98 ve 113. paragraflarda da ifade edildiği gibi, TÜPRAŞ’ın inceleme dönemindeki…
Bu başlık altında son olarak kapama etkisinin ortaya konulmadığı iddiası değerlendirilmelidir. Kapama etkisi, hâkim durumdaki teşebbüsün davranışları sonucunda tüketicilerin zararına olacak şekilde mevcut ya da potansiyel rakiplerin arz kaynaklarına veya pazarlara ulaşımının zorlaştırılması ya da engellenmesini ifade etmektedir. Yukarıda da ifade edildiği üzere, ilgili pazarlarda TÜPRAŞ yegâne üretici olarak faaliyetini sürdürmektedir. Pazara yeni bir girişin ise en erken 2018 yılında olabileceği öngörülmektedir. Akaryakıt ürünlerinin toptan satış pazarlarında ithalat ve dağıtıcılar arası ticaret yoluyla da faaliyette bulunmak mümkün olmakla birlikte, bu kanalların TÜPRAŞ’a etkin bir alternatif oluşturmadığı anlaşılmaktadır.…
