Kanuni sınırlandırmalarla ilgili olarak öncelikle, hukukumuzda hâkim olan temel işlem…
Bir diğer kanuni sınırlama ise, temsile yetkili olan kişilerin/organın yapmış olduğu…
Genel kurulun iznine/onayına ihtiyaç duyulan işlemlerin bir kanuni sınırlama teşkil…
Bu noktada, geçerliliği bakımından genel kurul kararının arandığı işlemlerin incelenmesi…
Aynı şekilde, TTK m. 408/2(f)’de düzenlenmiş olan önemli miktarda şirket varlığının…
Bu konudaki diğer görüş ise TTK m. 408/2(f) hükmünün sadece iç temsil yetkisi bakımından…
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 13 Şubat 2006 tarih, 2005/1362 E. ve 2006/1253 K.…
“Limited şirket müdürlerinin temsil yetkisinin kapsamı, TTK’nın 542. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 321. maddesi ile belirlenmiştir. Bu maddede, temsile yetkili olanların şirketin maksat ve konusuna dahil olan her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve şirket unvanını kullanmak hakkını haiz oldukları belirtilmiştir. Davalı şirketin ana sözleşmesinin “Amaç ve Konu” başlığını taşıyan 3. maddesinin l-e bendinde, şirketin amacı ile ilgili olarak marka, ihtira beratı, patent, know how lisans, royalite, ustalık ve diğer sınai mülkiyet haklarını elde etmek, bunlar üzerinde müktesep haklar sağlamak amaçları yer almakla birlikte, maddede belirtilen hakların başlarına devri işleriyle uğraşmak, şirketin amaçları arasında sayılmamıştır.…
Ana sözleşme ve açıklanan yasa hükümlerine göre, kural olarak şirketi temsile yetkili müdürün şirkete ait bir malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunabileceğinin kabulü gerekir. Ancak bu malvarlığının, şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun veya şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde bu kez, anılan devir yönündeki taahhüdün geçerli olabilmesi için limited şirketlerde de uygulama alanı bulunan TTK’nın 443/2. maddesi uyarınca ortaklar kurulunun bu konuda anılan maddede açıklanan çoğunlukla karar alması gerekmektedir.”…
Bu çerçevede, TTK m. 408/2(f) hükmü kapsamında yapılacak tarihsel yorum çerçevesinde…
