646 sayılı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının Kurulması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan VDK Başkanlığı’nın …
İhbar esasen haber verme, bildirim, bilgisine sokma anlamına gelmekle beraber “vergi…
İhbar veya şikayetin dilekçe ile yapılması esastır. Şikâyet yoluyla yapılan başvurular daha ziyade dilekçe hakkının kullanılması yöntemine girmektedir.
3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun’un 4. maddesine göre yetkili…
GİB tarafından yapılan 22.05.2024 tarihli “Vergi İhbar Kanalları Hakkında Duyuru”
İhbar üzerine incelemeye sevk edilen mükelleflerin gerçekten vergi kayıp ve kaçağına sebep olduğunun tespit edilmesi durumunda 26.12.1931 tarih ve 1905 sayılı Menkul ve Gayrimenkul Emval ile Bunların İntifa Hakları ve Daimi Vergilerin Mektumatı Muhbirlerine Verilecek İkramiye Hakkında Kanun kapsamında muhbire ikramiye ödenmesi gerekir. İhbarda bulunan kişinin ikramiye alabilmek için bu talebini dilekçesinde açıkça belirtmelidir.…
Bir mükellefin vergi kaçırdığına dair yapılan ihbar sonucunda ihbar ikramiyesi alınabilmesi, ihbarın ikna edici, somut delillere ve belgelere dayanmasına, muhbirin yaptığı bu ihbar ile yapılacak vergi incelemesi sonucunda bulunacak olan matrah farkları arasında doğrudan bağlantı …
1905 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 1. fıkrasına göre, “Bina, arazi ve arsalardan…
İhbar ikramiyesi ihbar sonucu kaçırıldığı tespit edilen vergi asılları ile bu vergilere bağlı vergi ziyaı cezalarının toplamı üzerinden hesaplanır. Vergi kaçırıldığı ihbarı sonucu tespit edilen usulsüzlük cezası, özel usulsüzlük cezası, gecikme zammı, gecikme faizi, geçici vergi ve geçici vergiye bağlı vergi ziyaı cezası üzerinden ihbar ikramiyesi ödenmesi mümkün değildir.
İhbar sonucunda bir vergi incelemesi başlatılabilmesi için ihbarın konusu olan kayıp ve kaçağına sebebiyet verilen verginin VUK’un 114. maddesinde yer alan tarh zamanaşımı süresinin geçmemiş olması gerekir. İhbar tarihinde ihbara konu vergiyi doğuran olayın vukuunun üzerinden beş yıllık tarh zamanşımı süresinin geçmiş olması durumunda bir vergi incelemesinin de başlatılabilmesi mümkün olmadığından, ihbarın da idare bakımından dikkate alınması mümkün değildir. İhbar sonucu başlatılacak vergi incelemesi sonucunda tarh ettirilmesi gereken vergilere dair zamanaşımı süresinin ihbarın incelenmesi ya da vergi incelemesi sırasında dolması durumunda ise bir vergi kayıp ve kaçağı tespit edilse dahi ihbar edilen vergiler tarh ettirilemeyeceğinden muhbirine ihbar ikramiyesi ödenmesi de mümkün olmayacaktır. Zira ihbar ikramiyesinin ödenmesi bu vergilerin tarh ve tahakkuk ettirilmesine bağlıdır.…
İhbar sonucunda başlatılacak olan vergi incelemesi sonucunda tespiti yapılan matrah farkının inceleme raporuna bağlanmasının yanı sıra, ihbar ikramiyesi ödenmesi bakımından da ayrıca bir rapor düzenlenmelidir. Bu raporda ihbar sonucunda muhbire ikramiye ödenip ödenmeyeceği, ödenecekse bu önerinin gerekçeleri ile bulunan matrah farkı ve yapılan ihbar arasındaki bağlantının ortaya konması gerekir. Bu tespitler, …
İhbar ikramiyesinin ödenebilmesi için matrah farkı dolayısıyla tarh edilen vergi ve cezaların tahakkuk ederek ödenecek aşamaya gelmesi gerekir. İhbar sonucu vergi inceleme raporu ile tarh ettirilen vergi aslı ve kesilen idari…
İhbarın asılsız çıkması durumunda ihbar edilen mükellefin muhbire karşı tazminat davası açma imkânı olduğu gibi, ihbar konusunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında vergi suçu olması durumunda TCK’nın 267. maddesinde düzenlenen iftira suçu ve TCK’nın 271. maddesinde yer alan “suç uydurma” suçundan suç duyurusunda …
1905 sayılı Kanun 1931 yılında yürürlüğe girmiş olup, bu zamana kadar esaslı bir değişikliklik yapılmamıştır. Ancak Kanun’da yer alan ihbar ikramiyesinin hesaplanacağı dilimlere ilişkin rakamlar günümüz şartlarında eskimiş ve sembolik kalmıştır. Kanunun uygulanmasından elde edilecek faydanın artırılması ve müessesenin vergi kayıp ve kaçaklarına yapacağı katkının önemi göz önüne alınarak tarifesinin ve oranlarının güncellenmesi yerinde olacaktır.
