Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyetin kurucusu ve koruyucusu…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
2.5.GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE CUMHURBAŞKANININ TARAFSIZLIĞI TARTIŞMALARI
Kurtuluş Savaşı dönemini ve o koşullarda hazırlanan 1921 Teşkikat-ı Esasiye Kanunu’nu…
Cumhurbaşkanı 1924 Anayasası’nın 14. maddesinde düzenlenen yetkileriyle anayasal…
Tek partili dönemde, cumhurbaşkanının tarafsızlığının bir anlamı olmamıştır. Çünkü…
Milli Şef dönemi diye adlandırdığımız 1939’dan 1945’e kadar geçen sürede de yürütmede…
Cumhurbaşkanı İnönü’nün aynı zamanda CHP Başkanlığı’nı temsil etmesinin, Cumhurbaşkanı’nın…
Darbeden sonra -bilinçli olarak- cumhurbaşkanı, asker kökenli ve siyasi geçmişi pek…
“Eski Anayasamızda Cumhurbaşkanı gerek süresi gerek bünyesi bakımından B. M. M. ne sıkı surette bağlı bulunuyordu. Bu durum, umumiyetle Meclis Hükümeti sisteminin bir neticesi sayılmıştır. Yürütme ve yasama organları arasındaki münasebetleri umumiyetle parlamenter sistem içinde düzenlemeyi istihdaf eden tasarı, Cumhur
Cumhurbaşkanı’nın parlamento tarafından seçilmesi düzenlemesine kuşkusuz itiraz edenler…
Temsilciler Meclisi üyesi Öztürk’e göre, “Cumhurbaşkanının Anayasanın kendisinden beklediği vazifeleri tarafsızlıkla ifa edebilmesi ve bir muvazene ve istikrar unsuru olabilmesi için, doğrudan doğruya halk tarafından seçilmesi en uygun hal tarzı olacaktır. Böylece siyasi partilere mensup olmayan büyük tarafsız kitleler parti taassubundan uzak kalarak, kolaylıkla beğendiğine rey verebilecek, partili seçmenler, devlete baş olacak zatın seçiminde söz sahibi kılınmış olacaktır. Bu suretle seçilen zat, vazifesini tarafsızlıkla ifa edecek kuvvet ve kudreti, bir partinin meclis ekseriyetinden veya mensuplarından değil, doğrudan doğruya milletten almak imkânını bulacaktır
Özmen’e göre; “Devletimizi ve milletimizi temsil eden eski Cumhurbaşkanları radyoların başına geçtikleri zaman mutlaka partizanlık yaptılar; partilerinin prensiplerini günlerce ve saatlerce radyolardan söylemekten çekinmediler. Biz de bunları günlerce dinlemek zorunda kaldık
Aybar’a göre; “94’ncü maddenin bize getirdiği Reisicumhur, Meclisteki ekseriyetin desteğine dayanan bir Reisicumhur olacaktır. Yani bir seçim kam
Hazer’e göre; “bu mevzuda asıl olan mutlak bir tarafsızlık değil, objektif bir fikir sahibi olmak, siyasi bir görüş sahibi olmak meselesidir. Bir Reisicumhur, ‘arkadaşlarımın anlattıkları gibi Anayasadaki salâhiyetleri hududu içinde memlekete hayırlı olması için tahsil şartı, tecrübesi gibi, siyasi bir fikir sahibi ve objektif görüş sahibi olması itibariyle de faydalı olabilir. Bir Cumhurbaşkanı bir hizmet tevdi edilen insandır. Memlekette siyasi mücadele yapılacaktır. Memleketin kaderi mevzu bahsolabilir. Cumhurbaşkanı bütün hâdiselerin dışında, mutlak tarafsız kalacaktır, demek yanlıştır. Beşerî hasletlerle kabili izah değildir. Böyle bir hassa, ancak Allah’a mahsustur. Mutlak tarafsızlık mümkün değildir.…
Muhterem arkadaşlarım, hangi hizmet vardır ki, tarafsızlık istemesin. Bu Mecliste yapılan işler tarafsızlık istemez mi? Elbette ki, ister, ama, bu heyeti teşkil eden, gelecek parlâmentoyu teşkil edecekler şu veya bu şekilde de olsa, tarafgirlik yapabileceklerdir. His ve ihtiras insanın tarafsızlığına mânidir. Onun için ahenk içinde tanzim edilememektedir. Bir parti önüne gelen hizmetin mahiyeti tarafsızlığı istilzam ediyorsa, objektif olmayı icap ettiriyorsa, kendini ona göre ayarlayabiliyorsa vazife yapabilir. Aksi takdirde, bu heyetlerin, meclislerin hepsinin bir parti grubunu, bir parti başkanını illâ tutacağını kabul etmek memleketin âtisi için de ileri bir işaret sayılamaz. Geçmiş kötü devirdeki fena icraat gibi bir tatbikat, bizi belki de istikbali teminat altına almaya zorlar. Fakat, gelecek iktidarların, idarelerin, dünkü sakat iktidar, sakat idare gibi hareket edeceğini kabul etmeye imkân yoktur. Arkadaşlar, dışardan seçilsin, içerden seçilsin, kim seçerse seçsin; seçilenler seçenlerin tesiri altında kalır. Seçilenlerin büyük bir kısmı partili olacağına göre, seçilenler bu bakımdan da ister istemez bir tarafsızlıktan ayrılacaktır. Yani tarafsızlık eğer o manada almıyorsa dünyada böyle bir şey yoktur. Tarafsızlık hizmetin istediği hudutlar içinde fikirleri teksif edebilmektir. Bunu yapabilen insanlar Mecliste de mebus olarak, başvekil olarak yapabilir. Gerçi Reisicumhurun mevkii itibariyle bir hususiyeti vardır. Devleti temsil edecektir, tarafsız olacak
Öztürk’e göre; “Cumhurbaşkanını parti ve zümre cereyanların fevkine çıkarmak ve onu tarafsız kılmak için birçok hükümler kabul etmiştir. Devletin başı ve millet birliğinin temsilcisi olarak, Anayasada yer alan bir zatın kendisinden beklenen bu vazifeyi, milleti inandıracak şekilde ifa edebilmesi, hiç şüphesiz gerçek manada tarafsız olmasına bağlıdır.…
