Alangoya’ya göre ise dava şartları açısından resen araştırma ilkesinin uygulama alanı bulması mümkün değildir. Bu sebeple hâkimin dava
Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu döneminde, doktrinde Erişir ve Kale ise konuyu daha çok taraf ehliyeti bağlamında ele almışlardır. Erişir de…
Doktrinde Kale de hâkimin dava şartlarını görevinden ötürü resen dikkate alacağını ve bu hususta taraf iradelerinin bir önemi olmayacağını ifade etmiştir. Yazar dava şartları açısından taraflarca getirilen vakıa ve deliller kadar getirilmeyen vakıa ve delillerin de önemli olabileceğini ve bu sebeple de hâkimin buradaki rolünün ve özellikle resen araştırma yapma yetkisinin sınırlarının belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Yazar; hâkimin dava şartlarının varlığı konusunda şüpheye düşmesi hâlinde, dava şartının varlığından lehine sonuç çıkacak taraftan dava şartının varlığını ispata yarayacak delilleri yargılamaya getirmesini isteyebileceği ve bunun hâkimin davayı aydınlatma ödevi ve yargılamayı sevk ve idare etme yetkisi kapsamında değerlendirilebileceğini ifade etmektedir(40)…
Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu döneminde durum böyle olmakla birlikte Hukuk Muhakemeleri…
Söz konusu görüşlerden bir kısmına değinmek gerekirse doktrinde Erdönmez, dava şartlarının taraflarca getirilme ilkesinin istisnalarından biri olduğunu kabul etmekte ve bu hususta hâkimin tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olmadığını ifade etmektedir(43).…
Özmumcu, dava şartlarının incelenmesi bakımından resen araştırma ilkesinin evleviyetle uygulanması gerektiğini ifade etmektedir. Ancak yazara göre, hâkimin bu konuda tarafların açıklamaları ile bağlı olmayıp dava şartlarının incelenmesinde resen araştırma ilkesinin uygulanması, yargılamada taraflarca getirilme ilkesinden vazgeçildiği ve resen araştırma ilkesinin kabul edildiği anlamına gelmemektedir(45).…
Umar, her ne kadar Hukuk Muhakemeleri Kanunu açısından resen araştırma ilkesinin kabul edildiği görünse de uygulamada Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu’nda yer alan resen dikkate alma durumunun devam edeceğini ifade etmektedir. Ayrıca yazar, olması gereken açısından bunun daha doğru olduğu kanısındadır. Yazar, mahkemeye ilişkin dava
Atıcı da konuyu dava ehliyeti bakımından ele almıştır. Yazara göre, dava ehliyetinin taraflara ve kamu yararına olma karakteri, onun incelenmesinde tamamen taraflarca getirilme ilkesinin uygulanmasına engel teşkil eder. Bir davada dava ehliyetinin varlığının tespit edilebilmesi noktasında hem tarafların hem de mahkemenin aktif çabaları ve iş birliği olmalıdır. Bu sebeple de dava ehliyetinin ve genel olarak dava şartlarının incelenmesinde sınırlandırılmış resen araştırma ilkesinin uygulanması gerekliliği düşünülebilir. Ancak yazar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yer alan açık düzenleme sebebiyle dava şartlarının incelenmesinde resen
Tahiroğlu dava şartlarının incelenmesinde resen araştırma ilkesinin uygulanmasının mümkün olmadığını ifade etmektedir. Zira hâkimin dava şartlarıyla ilgili olarak vakıa ve delil toplaması mümkün değildir. Hâkim sadece, taraflar tarafından yargılamaya getirilen vakıalar ve deliller çerçevesinde, tarafların söylemleriyle bağlı olmaksızın dava şartlarının varlığını veya yokluğunu resen inceler. Yazar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesinde yer alan kendiliğinden araştırma ifadesinin resen araştırma anlamına gelmediğini, kanun koyucunun amacı bu olsaydı bunu açıkça Kanun’un 385. maddesinde olduğu gibi düzenleyeceğini ifade etmektedir(52).…
Görgün, Börü ve Kodakoğlu ise dava şartlarında resen araştırma ilkesinin uygulanacağının yanında Kanunda yer alan kendiliğinden araştırma ifadesinin dava şartlarında çeşitli ihtimallerde ortaya çıktığını ifade etmektedirler. Yazarlar dava şartlarını; resen araştırılacak dava şartları, dosyadan belli olanlar ve taraflarca getirilecek, ispat edilecek dava şartları olarak üç grupta incelemektedirler. Buna göre mahkemeye ilişkin dava şartları hâkimin resen araştıracağı dava şartlarıdır. Gider avansının yatırılmış olması, teminat kararının yerine getirilmesi, vekilin usûlüne uygun bir vekâletnamesinin bulunması gibi dava şartları dosyadan belli olan dava şartlarıdır. Derdestlik, kesin hüküm, vekilin baroya kayıtlı olması (HMK m. 114/1-f’yi ifade edecek şekilde) gibi dava şartları ise yargıla-
