Kanunda, hâkim konumda bulunan ortaklarca dolaylı çıkarma aracı olarak kullanılabilecek…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
2.Dolaylı Çıkarma
Bazı durumlarda şirkette belirli bir oy ve/veya sermaye çoğunluğunu elinde bulunduran…
Şirket varlıklarının satışı ile fesih ve tasfiyeye ilişkin müesseselerin ne şekilde…
Buna benzer olan bir diğer örnekte hâkim pay sahibi, bu işlemlerin sıralamasını değiştirip…
Dikkat edilecek olursa, bu örneklerde kullanılan şirket varlıklarının toptan satışı ile…
Bir diğer örnek ise, sermaye azaltımı kararının icrası için kullanılan “payların…
Önemle belirtmek gerekir ki Türk hukukunda bu tehlikeyi bertaraf etmek üzere, payların…
Yukarıda verilen örneklerin tümünde çeşitli hukukî müesseselerin asıl amaçları dışında…
Verilen örneklerin daha ziyade anonim şirketleri ilgilendirdiğini göz önünde bulundurarak,…
Burada karşımıza, dürüstlük kuralının şirketler hukukundaki farklı görünüm biçimleri…
• Amaca uygun kullanım yönünden bir değerlendirme yapacak olursak; kanunda yer alan hukukî müesseselerin, öngörülme amaçları dışında, salt bir kısım ortağın ortaklık…
Bir diğer örnekte ise anonim şirketin feshine ilişkin kararının alınmasından kısa…
• Azınlık pay sahiplerinin pay sahipliği haklarını ihlâl eden ve/veya ortadan kaldıran…
Bu soruların cevabına geçmeden önce genel bir tespitte bulunmak gerekirse, Alman…
“Objektif/haklı sebep” denetimini, dürüstlük kuralından ayrı tutan çok sayıda görüş olmakla birlikte, bunlardan en çok göze çarpanı öğretide Lutter tarafından geliştirilen “iki aşamalı/basamaklı teori” (Zwei-Stufen-Theorie) görüşüdür. Aşağıda üzerinde durulacak olan bu teori gereğince, çoğunluk kararlarının denetiminde ilk aşamayı/basamağı dürüstlük kuralı ve eşit işlem ilkesi; ikinci aşamayı/basamağı ise objektif/haklı sebep denetimi oluşturmaktadır(115)…
Zöllner ise, Federal Mahkeme ve bir kısım yazarın “objektif/haklı sebep” kavramını bulanıklaştırdığını, hâlbuki kavramın dayandığı teorik temelin açık olduğunu ileri sürmektedir. Gerçekten de öğretide yapılan ayrımlar, objektif/haklı sebep denetiminin, sadakat yükümlülüğü ve dürüstlük kuralından tamamen farklı bir teorik temele dayandığı algısına sebep olmaktadır. Bu yüzden yazara göre, işlemin objektif/haklı sebebinin olması gerekliliği, kendi kendine var olan yahut hâkimin öylece yaratmış olduğu bir ilke değildir. Objektif/haklı sebebe dayalı içerik denetiminde kullanılan “şirket menfaati” kriterinin çıkış noktası yine sadakat yükümlülüğüdür(116)…
Bu kısa açıklamadan sonra, objektif/haklı sebebin hangi genel kurul kararları bakımından…
Objektif/haklı sebep unsurunun diğer genel kurul kararlarına teşmil edilip…
• Esas olarak Wiedemann tarafından savunulan ancak günümüzde artık taraftar toplamayan bir görüş, Kali&Salz…
• Bu konudaki bir diğer görüş, karar nisabını göz önünde bulundurarak, %75-%90 gibi…
• Günümüzde en çok taraftar toplayan görüş ise işlemin/kararın konusu ve niteliği ile…
Bu görüşün temsilcilerinden Lutter, daha önce sözünü etmiş olduğumuz iki aşamalı bir sistemi savunmaktadır(135).…
Öğretide bu konuda görüş belirten diğer yazarlardan Timm ve Hirte ise meseleye daha ziyade konzern ve yapısal değişiklikler hukuku yönünden bakmaktadır(139).…
Tezimizin bir sonraki bölümünde inceleyeceğimiz, kuramsal temelinde hâkimiyet…
Federal Mahkeme’nin “objektif/haklı sebep denetimi”ne ilişkin diğer kararlarında…
Doğrudan bir çıkarma aracı olan squeeze-out bakımından da Alman hukukunda bu tartışmaların yapıldığını tekrar hatırlatalım. Bu başlık, dolaylı çıkarma araçlarına…
Şu hâlde, Alman Federal Mahkemesi’nin kararları ile öğretideki görüşler dikkate alındığında,…
İlk aşama: Bu aşamada ilgili işlemin kanunda ne şekilde düzenlendiğine bakılır. İlgili işlemin yapılmasında “sebep” şartının öngörülmemiş olması, kanun koyucunun menfaatler dengesini yeterince gözetmiş olmasının yahut işlemin yapılmasına neden olan özel pay sahipliği hakkının (ör. hâkim pay sahibinin çıkarma hakkı) özellikle bu şekilde düzenlenmiş olmasının bir sonucu olarak ortaya çıkmış olabilir. Bu gibi durumlarda artık haklı bir sebep gösterilmesine gerek olmaksızın ilgili işlem tesis edilebilir. İşlemin özellikle sebep ileri sürmeden yapılabileceğinin düzenlendiği hususunun ortaya çıkarılması, kimi zaman ratio legis…
İkinci aşama: Yapılan araştırma neticesinde işlemin kanun koyucu tarafından özellikle sebepsiz yapılmasının istendiği sonucuna varılamıyorsa, ikinci aşamada gereklilik…
İkinci aşamada, kullanılan aracın amaca uygunluğu, diğer bir deyişle aracın ölçülü olup olmadığı…
