Başvuru Numarası : 2015/11192…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
2. EROL KESGİN BAŞVURUSU
GENEL KURUL KARARI…
Yönetim kurulu üyesinin şirketin prim borçlarından sorumlu tutulması / Kurumun öncelikle şirket hakkında takip başlatmasının zorunlu olmaması…
Karar Tarihi : 30.5.2019…
RG Tarih ve Sayısı : 19.7.2019/ 30836…
KARARIN ÖZETİ…
Başvurucu, gıda ve hayvancılık alanında faaliyet gösteren bir şirketten bir adet hisse devralarak hissedar olmuş ve şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçilmiştir. SGK, Şirketin ödenmeyen prim ve gecikme zammı borçları için yönetim kurulu üyesi sıfatıyla başvurucuya, yönetim kurulu başkanı ve başkan yardımcısına ve diğer yönetim kurulu üyelerine ödeme emri göndermiştir. Başvurucunun ödeme emrinde yer alan prim borçlarının iptali için açtığı davada mahkeme yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan başvurucunun prim borçları ve ferilerinden şirketle birlikte sorumlu olduğu, ayrıca Kurum’un öncelikle şirket hakkında takip başlatmasının zorunlu olmadığı yolunda karar vermiş ve hüküm Yargıtay 21 HD tarafından onanmıştır. Başvurucu mülkiyet hakkının ihlal edildiğini iddia…
Anayasa Mahkemesi oyçokluğuyla mülkiyet hakkının ihlal edilmediği yolunda değerlendirme yapmıştır.…
KARAR METNİ…
III. OLAY VE OLGULAR…
9. Başvurucu 1957 yılında Kemerburgaz’da doğmuş olup İstanbul’un Kadıköy ilçesinde…
10. Gıda ve hayvancılık alanında faaliyet göstermek üzere kurulan T. Gıda…
11. Başvurucu 21/8/2009 tarihinde bir adet hissesini devralmak suretiyle Şirket hissedarı olmuş, Şirket Genel Kurulunun 8/9/2009 ta-
12. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK/Kurum) Bolu İl Müdürlüğü 26/6/2012 tarihinde…
13. Başvurucu, ödeme emrine konu sosyal güvenlik prim borçlarından dolayı…
14. Mahkeme konu hakkında bilirkişi raporu tanzim ettirmiştir. Bilirkişinin…
15. Mahkeme bu raporu hükme esas alarak 25/6/2013 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Başvurucunun temyiz ettiği karar Yargıtay 21. Hukuk Dairesince 12/5/2015 tarihinde onanmıştır. IV. İLGİLİ HUKUK…
A. Ulusal Hukuk…
2. Anayasa Mahkemesi Kararı…
26. Anayasa Mahkemesinin 19/3/2015 tarihli ve E.2014/144, K.2015/29 sayılı…
“... A- Kanun’un Mükerrer 35. Maddesine 5766 Sayılı Kanun’un 4. Maddesiyle Eklenen Beşinci Fıkranın İncelenmesi…
… İtiraz konusu kuralın getiriliş amacının; amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olması hâlinde bu şahısların sorumluluk uygulamasının, amme alacaklarının düzenlendikleri kanunlardaki kanuni ödeme sürelerinde veya özel ödeme sürelerinde farklı şahısların olması hâlini de kapsadığı görülmektedir.…
Kanun koyucu, amme alacağını güvenceye almak bakımından sorumluluğun yaygınlaştırılması yoluna gidebileceği gibi müteselsil sorumluluk da öngörebilir. Ancak amme alacağının doğduğu veya ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilcilerin farklı kişiler olabileceği gerçeği göz önüne alındığında, kural ile getirilen düzenleme vergi ve diğer mali ödev ve sorumluluklarını zamanında ve eksiksiz olarak yerine getiren kanuni temsilcilerin, sonradan kendilerinin görevde olmadığı ve müdahale şanslarının bulunmadığı bir dönemde gerçekleşen bir eylemden müteselsilen sorumlu tutulmaları sonucunu doğurmaktadır. Adalet ve hakkaniyet ilkeleri karşısında, bireyin bu şekilde belirsiz ve güvencesiz bir biçimde kendi kusurundan kaynaklanmayan bir nedenle, başkalarının eylem veya ihmali sonucu oluşacak sorumluluğa ortak olması adalet ve hakkaniyetle bağdaşmaz. Dolayısıyla, itiraz konusu kural hukuk devleti ilkesine aykırıdır.…
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir...…
B- Kanun’un Mükerrer 35. Maddesine 5766 Sayılı Kanun’un 4. Maddesiyle Eklenen Altıncı Fıkranın İncelenmesi…
... İtiraz konusu kuralda, kanuni temsilcilerin sorumluluklarına dair 213 sayılı Kanun’da yer alan hükümlerin bu maddede düzenlenen sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı öngörülmektedir.…
Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olmaları hâlinde bu şahısların amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tu
Hukuk devletinde kanunlarla kişilerin ekonomik, sosyal ve hukuki yaşam alanlarına yöneltilen müdahaleler öngörülebilmeli ve geleceğe dönük planlar buna göre yapılabilmelidir. Belirlilik ilkesi, vergi ve diğer kamu alacakları açısından miktar, tarh ve tahsil zamanı ile biçimi gibi vergi ve diğer alacakların esaslı unsurlarının önceden belli ve kesin olmasını gerektirir.…
