Başlangıçta İsveç’e özgü bir kurum olarak değerlendirilen ombudsmanlık, ilk kez 1919…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
2. Gelişimi
İsveç’te kurulan Ombudsmanlık kurumu, yaklaşık yüz elli yıl kadar ülke sınırları…
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, dünyada ve özellikle Avrupa’da demokratikleşme ve…
Ombudsmanlık kurumunun; -askeri yetkileriyle- 1952 yılında (sivil yetkileriyle 1962…
Her ne kadar İsveç’te ortaya çıkmış bir kurum ise de ombudsmanlığın dünyaya tanıtımında,…
Almanya ile ombudsmanlık, ilk olarak İskandinavya dışında kurulmuştur(888).…
Önceleri sadece kuzey ülkelerince benimsenmesi; nüfusu az, eğitimli, kültürlü, ademi…
Ombudsmanlık genel olarak idarenin denetlenmesi alanındaki bir başarısızlığın telafisi…
Yargı ayrılığı sisteminin benimsendiği devletlerde, ombudsmanlık kurumuna yönelik…
Ombudsmanlık kurumu ile demokratikleşmenin dünya üzerindeki yayılışı arasında paralellik…
20’nci yüzyılın son çeyreğinde ombudsmanlık benzeri kurumların tüm dünyaya hızla…
Avrupa Birliği Parlamenter Meclisi’nin 2003/1615 sayılı tavsiye kararında ombudsmanlık…
“Anayasa’nın 123. maddesi uyarınca, kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kamu tüzelkişiliği kurulabilmesi mümkün olmakla birlikte, kamu tüzel kişisi olarak kurulan idari bir kurumun “idarenin bütünlüğü ilkesi” gereğince idarenin bünyesinde ve idari teşkilat yapısı içinde yer alması gerekmektedir.…
(…) Anayasa’nın 123. maddesine göre idari teşkilat içinde merkezi idare veya yerinden yönetim kuruluşları arasında yer alması gereken bir kurumun, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına aykırı olarak “İdare” dışında kurulması ve “Yasama”ya bağlanması olanaklı değildir. Bu durum, hiç kimsenin veya organın kaynağını Anayasa’dan almayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağı yolundaki Anayasa’nın 6. maddesine de aykırılık oluşturmaktadır.…
(…) Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Anayasa’da belirtilen görev ve yetkileri arasında Kamu Denetçiliği Kurumuna Başdenetçi ve denetçi seçme görev ve yetkisi bulunmadığı gibi adı geçen Kurumla Türkiye Büyük Millet Meclisi arasında bu seçime olanak verecek Anayasa’dan kaynaklanan doğal sayılabilecek bir ilişki de söz konusu olmadığından Yasa Anayasa’nın 87. maddesi ile uyumlu değildir.”…
Anayasa Mahkemesi kararında, 1982 Anayasası’nda “yasamanın yetki alanı ve yürütmenin yetki alanı gibi Fransız Anayasa Hukukunda benimsenenen yetki ayrılığı(919)”nı…
“Anayasa Mahkemesi’ne göre, TBMM’nin görev ve yetkileri Anayasa’nın 87’nci maddesinde “açıkça” belirtilmiştir. (…) Oysa 87’nci maddede “... dan ibarettir” veya “... ile sınırlıdır” gibi sınırlayıcı bir ifade yoktur. Bir an için böyle olduğu varsayılsa bile, 87’nci maddede “kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak” ve “Bakanlar Kurulu’nu ve bakanları denetlemek” yetkileri, parlamentoların en doğal yetkileri olarak yer almaktadır. (…) TBMM’nin bir Kamu Denetçiliği Kurumu yaratma yetkisi, sadece yasama yetkisinin genelliği ve aslîliği ilkesinden değil, gene 87’nci maddede açıkça ifade edilen “Bakanlar Kurulu’nu ve bakanları denetlemek” yetkisinden de çıkarılabilir. Bu denetim, parlamenter rejimin özünü oluşturmaktadır. (…) parlamento denetimi, elbette idarî faaliyetler de dâhil olmak üzere, yürütmenin tüm işlemlerini kapsar. (…) Dolayısıyla, TBMM Başkanlığı’na bağlı bir Kamu Denetçiliği Kurumu’nun kurulması, TBMM’nin yürütmeyi denetleme yetkisinin doğal bir uzantısı sayılabilir.…
Yasama organına bir kamu kurumu veya kuruluşu kurma yetkisi veren hükmün, “idare”ye ilişkin 123’üncü maddede yer alması, TBMM’nin idare dışında bir kamu kurumu kuramayacağı anlamına gelmez. Anayasa’nın hiçbir yerinde bunu yasaklayıcı bir hüküm yoktur. Esasen kamu denetçiliği kurumunun mahiyeti, onun, “idare” içinde yer almasına engeldir. Kamu denetçiliği kurumu, yabancı örneklerin de gösterdiği gibi, idareyi idarenin dışında ve yasama organı adına denetleyen, kendine özgü bağımsız bir kurumdur.”…
İlerleyen süreçte, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı nedeniyle, Türkiye’de Kamu…
“Bu çerçevede temel işlevi kamu yönetiminin şeffaflaşması ve bireylerin temel haklarına saygı göstermesine katkıda bulunmak suretiyle hukuk devletinin güçlenmesini sağlamak olan ombudsman ya da kamu denetçiliği kurumu, Avrupa demokrasilerinin temel kurumlarından birisi haline gelmiştir.…
Kamu gücünü kullanan makamların işlemleriyle ilgili olarak vatandaşların şikâyetlerini incelemekle görevli bağımsız bir kurum olan kamu denetçiliğinin, kendine ulaşan şikâyetlerle ilgili olarak hukuka ve hakkaniyete uygunluk açısından inceleme yaparak ulaştığı sonuçları ilgili kurumlara bildirmesi ve gerekli tedbirlerin alınmasını amaçladığı anlaşılmaktadır. Böyle bir kurumun oluşturulmasının hukuk devletini ortadan kaldırdığı ya da içini boşaltarak anlamsızlaştırdığı söylenemez.…
