Başvuru Numarası : 2013/3180…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
2. HATİCE KARA BAŞVURUSU
BİRİNCİ BÖLÜM KARARI…
Kurumun doğum borçlanması ve emeklilik talebinin reddi / Bu işleme karşı açılan dava sürerken Kurumun, doğum borçlanmasıyla ilgili genelge ile getirdiği doğumun işyerinden ayrıldıktan sonraki 300 gün içinde gerçekleşmesi yolundaki koşulu ortadan kaldırması…
Karar Tarihi : 13.4.2016…
RG Tarih ve Sayısı : Karar Resmi Gazete’de yayınlanmamıştır.…
KARARIN ÖZETİ…
Başvurucu doğum borçlanması ve emeklilik işlemlerinin yapılması talebiyle 19.3.2009’da SGK’ya başvurmuştur. Doğum borçlanması talebi, doğumun başvurucunun çalıştığı işyerinden ayrıldıktan sonraki 300 gün içinde gerçekleşmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucunun SGK aleyhine açtığı dava sürerken Genelge’de yer alan doğumun, işyerinden ayrıldıktan sonraki 300 gün içinde gerçekleşmesi şartı kaldırılmıştır. Başvurucu bunun üzerine 18.8.2010 tarihinde aynı taleplerle SGK’ya başvurmuş ve bu kez talebi kabul edilerek borçlanma bedeli hesaplanmış ve borcun ödenmesiyle de başvurucuya 1.11.2010 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Başvurucu bu kez aynı davada borçlanma talebinin hiçbir yasal değişiklik olmadığı halde dava açıldıktan sonra yerine getirildiğini, talebinin süresinde yerine getirilmemesi nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. Yerel mahkeme, borçlanma talebinin dava sürerken yerine getirilmiş olması nedeniyle konusuz kalan taleple ilgili karar verilmesine yer olmadığına, ilk başvuru tarihi olan 19.3.2009 tarihi itibariyle emeklilik koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, zararın tazmini talebinin reddine karar vermiştir. Temyiz edilen karar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir.…
Başvurucunun aleni karar ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle…
KARAR METNİ…
III. OLAY VE OLGULAR…
A. Olaylar…
8. Başvurucu 19/3/2009 tarihli dilekçeyle doğum borçlanması ve emeklilik işlemlerinin…
9. Başvurucunun borçlanma istemi, doğumun çalıştığı iş yerinden ayrıldıktan…
10. Başvurucu, emeklilik ve borçlanma hakkının tespiti ile talebinin yerine…
11. Dava sürerken SGK tarafından 16/9/2010 tarihinde yayımlanan 2010/106 sayılı genelge ile “doğum borçlanması için doğumun, işyerinden ayrıldıktan sonraki 300 gün içinde gerçekleşmesi şartı” …
12. Başvurucu bunun üzerine 18/8/2010 tarihinde aynı taleplerle tekrar SGK’ya…
13. Başvurucu, Mahkemeye verdiği 22/10/2010 tarihli dilekçesiyle borçlanma…
14. Mahkeme 28/12/2010 tarihli ve E.2010/385, K.2010/696 sayılı kararıyla…
15. Mahkeme ayrıca başvurucunun yaptığı yargılama giderlerinin yarısının davalı SGK’dan tahsiline, 1.100 TL vekâlet ücretinin başvuru-
16. Başvurucu; Mahkemenin ara kararıyla istediği bilgilerin SGK tarafından…
17. Davalı tarafça da temyiz edilen karar, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 5/3/2013…
IV. İNCELEME VE GEREKÇE…
B. Değerlendirme…
26. Başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamında kalan ihlal iddialarından,…
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden…
a. Aleni Karar Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia…
27. Başvurucu, yargılama sonunda kısa kararda belirtilmeyen vekâlet ücreti…
31. Sözleşme’nin 6. maddesinde belirtilen aleni yargılanma hakkı, davanın aleni duruşma ile görülmesinin yanı sıra mahkeme kararının da aleni olarak açıklanması gereğine işaret etmektedir. Anayasa’nın 36. maddesinde açıkça aleni yargılanma hakkından söz edilmemekle birlikte adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden biri olan bu hak, esasen Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da zımni bir unsuru olup ayrıca duruşmaların herkese açık olduğunu belirten ve aleniyetin hem kişinin adil yargılanma hakkından yararlanmasına hem de toplumun adalete güvenini sağlamak bakımından kamu yararına hizmet ettiğine işaret eden madde gerekçesi de dikkate alındığında yargılamanın aleniyetinin yanı sıra hükmün aleniyetine de işaret ettiği anlaşılan
32. Hükmün aleni olması mahkeme kararlarının mutlaka açık duruşmada tefhimi anlamına gelmeyip ilgililerin bilgi edinmesi amacıyla kararın yayımlanması veya mahkeme kalemine bırakılması da yargılamanın bütünü dikkate alınarak aleni hüküm elde edilmesi açısından yeterli görülebilir.…
33. Başvuruya konu yargılamada İlk Derece Mahkemesi tarafından, gerekçesi daha sonra açıklanmak üzere kurulan hükmün esasına bağlı olan yargılama masrafları ile vekâlet ücreti konusunun gerekçeli karar evrakında değerlendirildiği görülmüştür. Kısa kararın duruşmada hazır bulunan başvurucuya tefhim edildiği, gerekçeli kararın da ilgili usul hükümleri uyarınca yargılamanın taraflarına tebliğinin sağlanmış olduğu değerlendirildiğinde kısa kararda belirtilmeyen vekâlet ücreti ile ilgili gerekçeli kararda hüküm kurulmasının başvurucunun aleni karar hakkına yönelik açık bir ihlal oluşturmadığı sonucuna varılmıştır.…
