Hukukî dinlenilme hakkı, her yargılamada uygulanması gereken ve yargılamanın her…
Nitekim bölge adliye mahkemelerinin de, “önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş…
“…Eldeki davada, yukarıda açıklanan çerçevede hakimin yapması gereken işlemleri tamamlamadan ve delilleri toplamadan karar verdiği anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ve değerlendirme sonucu verilen karar kuşku ve duraksamaya neden olur. Hakimin resen değerlendirmesi gereken deliller toplanmadan sonuca ulaşılması mümkün olmayıp, anılan delillerin HMK’nin 353/1-a-6. madde içerisinde olduğunun kabul edilmesi gerekir. Çünkü anılan düzenlemenin lafzi olarak anlaşılması ve yorumlanması halinde istinaf incelemesi bir denetim (kanun yolu) incelemesinden çıkacak ve bir nevi ilk derece yargılama mekanizması haline dönüşecektir. İstinaf kanun yolunda asıl olan denetim olup, bu kanun yolu, ilk derece aşamasında dosyanın taraflarının sunduğu ve hakimin resen toplaması gereken tüm delillerin toplanmış ve değerlendirilmiş olması esasına dayalıdır. Delillerin tümünün toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması, adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğindedir…”(122)…
“Buna göre, adı geçen tanıkların dinlenilmemeleri için, dinlenen tanıklarla ispat edilmek istenen hususun yeter derecede aydınlanmış olması gerekir. Böyle değilse bu hükme dayanılarak mahkeme tanığı dinlemekten kaçınamaz. Davalı-davacı kadın tanıklarının dinlenilmesinden vazgeçmediği halde kadının diğer tanıkları dinlenilmeden hüküm kurulmuş olması hukuki dinlenilme hakkına aykırı olup, önemli bir usul hatası olduğu Kabule göre de, kadının zina nedenine dayanılan boşanma davası yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine ilişkin kararın gerekçesinin yazılmamış olması, usul ve yasaya aykırı....” olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, eksiklikler giderildikten sonra karar verilmek üzere, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir…”(123)…
Verilen bu kararda mahkemenin bazı gerekçeleri, özellikle sorunun yorumu noktasındaki…
“…Tarafların delillerinin tamamı eksiksiz toplanmış olsa dahi gösterilen deliller hakkında mahkemece hiç değerlendirme yapılmaması halinde yukarıda açıklanan madde metni çerçevesinde istinaf incelemesi yapan daire tarafından dosyanın kararı veren ilk Derece Mahkemesine gönderilmesi mümkündür. Davanın esasını, çözümünü ve sonuçta verilecek kararı doğrudan etkileyecek nitelikteki delillerle ilgili hiç araştırma yapılmaması ya da delillerin sonuç elde edemeyecek derecede eksik toplanması arasında hiçbir fark bulunmamakta, uyuşmazlığın esasına ilişkin eksik delil, ihtilafı ve delil durumunu hiçlik noktasına getirmektedir. Bu durumun yöntemince giderilmesi, gereğinin yerine getirilmesi işlemi ilk derece mahkemesince yapılmalıdır. Somut olayda; yukarıdaki kısımlarda özetlendiği üzere davalıya hukuki dinlenilme hakkı kapsamında birleşen dava dilekçesini usulüne uygun tebliğ edilerek, davalının cevap vermesine olanak tanınmamış, bu şekilde HMK’nın 353/1a maddelerine aykırı davranılmasının yanı sıra davalının savunma hakkı da kısıtlanmıştır…”(125). 7251 sayılı Kanun değişikliğinden önce ve sonra verilen bu tür kararlarda bölge adliye…
“Önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması”, aynı zamanda iddia…
“…İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27.maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın “açıklama ve ispat hakkı”nı da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına …
