İsviçre hukukunda burada da itiraz yoluna başvurulabileceği ve itirazın tetkik mercii…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
2.İcra Emrine Karşı Koyması
İlâmlı icra takibinde, genel haciz yolundaki gibi, itiraz yolu yoktur. Yukarıda incelediğimiz…
Bu soruna, çeviri kurunun takibe konu olan ilâmda belirlenmiş olup olmamasına göre…
“Takip konusu ilâmda 110.000 Amerikan Dolarının ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kurundan hesaplanarak Türk parası karşılığı olarak davalıdan alınıp davacıya verilme
İlâmda yabancı paranın ülke parasına çeviri kuru hakkında bir açıklık yoksa alacaklı,…
‘’Takip dayanağı ilâmın 2/b bendinde 75.000 doların faizi ile 109.190 dolar olarak davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Görüldüğü üzere bu meblağ içerisinde 75.000 USD dışındaki bölüm faiz alacağıdır. Merci kararının hüküm fıkrasının (f) bendinde yer alan 109.190 dolara takip tarihinden itibaren faiz isteneceğine ilişkin bölüm, 3095 sayılı yasanın 3. maddesine aykırıdır. Borçlunun bu konudaki itirazının kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.”(164)…
Bu konuda İcra ve İflâs Kanunumuzda bir boşluk vardır. Bu boşluğun doldurulmasında…
Aslında, burada yapılacak olan iş, sadece takip tarihindeki yabancı paranın kurunu…
Yargıtay, yabancı parayı Türk parasına icra memurunun çevireceği görüşünde olduğu…
“Olayda takip ilâma dayanmaktadır. İlâmda 1.000 Batı Alman markının 18.11.1987 tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Alacağın 18.11.1987 tarihinde muaccel olduğu, borçlunun bu tarihte temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır. Vâde günü, mezkûr tarihtir. 1.000 markın 18.11.1987 tarihindeki kur üzerinden, Türk parası karşılığının hesaplanması gerekir. Takip tarihindeki kura göre hesap yapılması doğru değildir. Borçlu vekilinin bu yöne yönelik itirazının kabul edilmesi gerekirken, reddi isabetsizdir.”(165)…
Yargıtay, ilâmda, faiz oranının gösterilmemesi veya faizin hangi tarihten itibaren…
“Takip dayanağı ilâmda ‘dava tarihinden itibaren ticari faize’ hükmedilmiş, oran gösterilmemiştir. Taraflar A. Str. olup, gerek sıfatları, gerek niteliği itibarîyle ticarî iş olduğunda kuşku …
“Dayanak ilâmda, “faizin hangi tarihten itibaren uygulanacağı” diğer bir deyimle ‘hangi tarihten işleyeceğine’ dair bir açıklık yoktur. Bu şartlar içerisinde alacaklının hüküm günü olan 27.4.1987’den itibaren temerrüt faizi istemesi mümkündür. Takip talepnamesinde belirtilen 3.302.350 lira işlemiş faizin başlangıç günü belli değildir ve ayrıca bu para asıl alacağa katılmak suretiyle ortaya çıkan 11.062.450 lira üzerinden yine yüzde 30 oranında faiz isteği mevcuttur. Hâlbuki faize faiz yürütülemeyeceği 3094 sayılı Kanunun 3. maddesi hükmü gereğidir. Şikâyet ve itirazın niteliğine göre, mercice duruşma açılıp, yukarıdaki esaslar dairesinde taraflardan izahat alınıp gerekli inceleme yapılarak bir karar verilmelidir.”(167)…
Kanımca, bu durumda borçlunun başvurabileceği yol, tetkik merciinden icranın ertelenmesini…
İcra memurunun da çeviriyi kontrol etmek zorunluluğu yoktur. Ancak alacaklı yabancı…
İcranın ertelenmesi yoluna başvuran borçlu, borcun ödendiğini değil, çevirinin yanlış…
Yukarıdaki örneği esas alırsak, tetkik mercii, icra emrindeki alacağın 12.000.000…
Tetkik merciinin verdiği icranın geri bırakılması kararı maddî anlamda kesin hüküm…
Takibe konulan ilâmda çeviri kuru tespit edilmişse, borçluya gönderilen icra emrinin…
İlâmda yazılı çeviri kurandan farklı bir kur üzerinden yapılan çeviri üzerine gönderilen…
