“Memleket kültürü için önemi haiz görülen bir eser üzerindeki mali haklardan faydalanma salahiyeti, hak sahiplerine münasip bir bedel ödenmesi suretiyle koruma süresinin bitiminden önce kamuya maledilebilir. …
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi:
Eylül 2015
ISBN:
978-605-152-270-8
Baskı:
1
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
2. Kamuya mal etme
FSEK m. 47 hükmü, 10.09.2014 tarih ve 6552 sayılı Kanunun 87. maddesi ile değiştirilmeden…
Bu hususta karar verilebilmesi için eserin, Türkiye’de veya Türkiye dışında Türk vatandaşları tarafından vücuda getirilmiş olması ve aynı zamanda yayımlanmış eser nüshalarının iki yıldan beri tükenmiş bulunması ve hak sahibinin uygun bir süre içinde eserin yeni baskısını yapmayacağının tespit edilmesi gerekir.…
Bu kararnamede:…
1. Eser ve sahibinin adı;…
2. Müktesep hakları ihlal edilen kimselere ödenecek bedel;…
3. Mali hakları kullanacak makam veya müessese;…
4. Verilen bedelin itfasından sonra elde edilecek safi karın hangi kültürel gayelere tahsis edileceği; yazılır.” Madde metni, 6552 sayılı Kanunun 87. maddesi ile şu şekilde değiştirilmiştir. …
“Bakanlar Kurulu kararı ile memleket kültürü için önemi haiz görülen eserler üzerindeki haklar, hak sahiplerinin münasip bir bedel talep etme hakları saklı kalmak kaydıyla, eser sahibinin ölümünden sonra, koruma süresinin bitiminden önce, kamuya mal edilebilir(377).…
Bakanlar Kurulu kararında;…
1. Eser ve sahibinin adı,…
2. Hakları kullanacak makam veya müessese,…
3. Hak sahiplerine, talep üzerine ödenecek bedelin nasıl belirleneceği ve bu bedelin hangi kurum tarafından ödeneceği,…
4. Eserden gelir elde edilmesi hâlinde bu gelirin hangi gayelere tahsis edileceği,…
yazılır.…
Bakanlar Kurulu kararında belirtilen eserin, topluma ulaşması sağlanacak şekilde yayımlanması zorunludur.”…
Anayasa Mahkemesi’nin 14.5.2015 tarihli ve 2014/177 E. ve 2015/49 K. sayılı Kararı…
Anayasa Mahkemesi kararında, eser sahibinin mirasçılarının eser sahipliğinden doğan mali hakları ile manevi haklarının kullanım yetkilerinin kamuya mal edilmesinin mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıdığı tespitinde bulunulduktan sonra, Anayasa’nın 35. maddesi uyarınca mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla sınırlandırılabileceğini vurgulamıştır. Mülkiyet hakkına sınırlama getirilebilmesi için Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen güvencelere uyulması gerekliliğinin altını çizen Anayasa Mahkemesi, dava konusu kuralla, kamuya sunumunda herhangi bir sorun yaşanmayan eserler üzerindeki hakların da, Bakanlar Kurulunca kamuya mal edilebilmesine imkân tanındığına işaret etmiş, mirasçının tasarruflarıyla kamusal erişimi sağlanabilen eserler üzerindeki hakların Bakanlar Kurulu kararıyla kamuya mal edilebilmesinin ve bu suretle malikin mülkiyetinden yoksun bırakılabilmesinin, değinilen amaca ulaşılması bakımından gerekli bir araç niteliği taşımadığını ifade etmiştir.…
Anayasa Mahkemesi ayrıca, dava konusu kuralda Bakanlar Kuruluna tanınan kamuya mal etme yetkisinin, memleket kültürü için önem taşıyan eserlerle sınırlandırılmış ise de “memleket kültürü için önem taşıma” kriterinin sübjektif yönünün ağır bastığını göz önünde bulundurarak, kuralın, öngörülen amacın dışına çıkılacak şekilde yetki kullanımına zemin hazırladığını ve bu haliyle amaca ulaşmaya elverişli olmadığını, dava konusu kuralda, mülkiyet haklarından yoksun bırakılan kişilerin “…münasip bir bedel talep etme hakları…” saklı tutulmak suretiyle kamu yararı ile bireysel yarar arasında adil bir denge kurulmaya çalışılmış ise de kamuya mal edilen hakların ekonomik değerinin doğrudan hak sahibine ödenmesi yerine talep hakkı tanınmakla yetinilmesinin, Anayasa’nın 35. maddesinde öngörülen mülkiyet hakkı güvenceleriyle bağdaşmadığını, zihni çabanın ürünü olan