• Bazı değişiklikler, uygulamada istikrar kazanmış olan ve artık tereddüt edilemeyen hususların kanun maddesi haline getirilmesi çabasıdır.…
• Bazı değişiklikler kazuistik bir metod içinde yapılmıştır. Bu metod günümüzde kanun yapma tekniğine aykırı bir düzenlemedir. Kanunda yer alan maddeden kolaylıkla anlaşılabilecek hususlar ayrıca düzenleme yapılmasını gerektirmez. Bu yol izlendiğinde adeta yasama yorumuna benzer şekilde yüzyıl geride kalmış bir yöntemi izlemek sonucunu doğuracak, içtihat ve doktrinin bu konudaki gelişimi göz ardı edecektir. Bunun daha çok statik hüküm ortaya çıkartacağı, gelişmelere uyum sağlayacak hükümlerden uzaklaşacağı da aşikârdır. Yukarıda da zikredildiği üzere kanunlar temel düzenlemeler getirip uygulamanın ihtiyaçlarına göre doktrin ve içtihatlarla gelişir. HMK’nın yürürlüğe girmesinden bu yana, başlangıçta bazı konularda tereddüt olmuş ise de, birçok hüküm için uygulamanın sorunsuz hale geldiği bilinmesine rağmen, kullanma talimatı formatında ya da yönetmelik hükmü içeriğinde kanun maddesi hazırlamak kanun yapma tekniğine ve hatta yüzyılı aşkın süreden beri yerleşmiş Türk kanun yapma geleneğine de uygun değildir. Bunun için Mecelle-i Ahkam-ı Adliyeye bakmak bile yeterlidir. Orada dahi uygulanmayan bir yöntemin, yüzyıl son-
• Bazı maddeler zaten açık olan hükümlerin, tekrar açıklanmasına yöneliktir.…
• Bazı değişiklikler yeteri kadar tartışılmamış hükümlerin tercihi biçimdedir.…
• Yapılan değişikliğin yeterince tartışılmadığı ve titizlik gösterilmediğinin bir göstergesi de cümle ve ifadelere, gerekçeye yansıyan çelişkiler ile bazı maddelerin düzenleniş şekli ve sistematiğidir.…
• Taslaktaki düzenlemede, ilginç ve bugüne kadar çok da rastlanmayan bir değişiklik yönteminin de uygulandığı görülmektedir. Bazı maddelerde maddelerin veya fıkraların yeri değiştirilerek, uygulamadaki sorunun çözüleceği şeklinde gerekçe oluşturulmuştur.…
• Düzenlemede sistematik ve kanun estetiği diyeceğimiz yapının da bozulmaya başlandığı görülmektedir.…
