Ayrıca bazı yazarlarca(338) alacaklının edimi aynen yerine getirme borcundan kurtularak edim üzerinde dilediği gibi tasarruf etmeye menfaati olduğu hallerde, değişim teorisi çerçevesinde bu menfaatin tatmin edilemeyeceği ileri sürülmektedir. Kanaatimizce bu da tek başına haklı bir gerekçe olamaz. Şöyle ki, olumlu zarar tazminatının amacı alacaklının ifaya olan menfaatini karşılamak olup, alacaklı ancak sözleşme ifa edilseydi malvarlığı ne durumda bulunacaksa o oranda zararının giderilmesini isteyebilir. Alacaklının kendi ediminin ifasından kurtulmasında menfaatinin bulunması, olumlu zarar tazminatı talebi çerçevesinde ona bu imkânın tanınmasını gerektirmeyeceği gibi, böyle bir menfaatin fark teorisi uygulansa dahi karşılanmaması gerekir. Kendi edimini muhafaza etmekte menfaati olduğuna inanan alacaklı, sözleşmeden dönme hakkını kullanmalıdır. Değişim teorisine karşı ileri sürülen bir başka fikre göre(339)…
Bundan başka doktrinde bazı yazarlar(341) borçlunun…
Kimi yazarlar(345) fark teorisinin alacaklıya sözleşmeden dönerek olumlu zararını tazmin ettirme tarzında dördüncü bir seçimlik hak tanımak anlamına gelmesi sebebiyle savunulmaması gerektiğini belirtmektedirler. Buna cevap olarak fark teorisinin dördüncü bir seçimlik hak öngörmediği, bir tür zarar
Kanaatimizce fark teorisinin asıl yararlı yanı işlemleri basitleştirmesi ve alacaklıyı…
Fakat şu da var ki, fark teorisinin tatbikini bütünüyle reddetmek de doğru olmaz.…