Aktaracağımız ilk görüş taraftarları, sessiz kalma suretiyle hak kaybı ilkesinin…
Diğer görüş taraftarlarından Tekinalp’e göre, sessiz kalma suretiyle hak kaybı ilkesinin uygulanması neticesinde sonraki tarihli marka hukuken tanınır konuma gelmektedir. Bu sebeple, sonraki tarihli marka sahibi, marka hukukundan doğan tüm haklarını üçüncü kişilere karşı dermeyan edebilecektir(144)…
Von Büren ise açıkça mutlak bir hak kazanıldığını belirtmemekle beraber, davalının kendine karşı işlenen fiillere de engel olma hakkını kazandığı ifade etmektedir(145)…
Erdil’e göre de sessiz kalma suretiyle hak kaybı savunması kabul gören davalının üçüncü kişilerin fiillerine karşı korunması gerekir(146).…
Işık’a göre, sonraki tarihli markanın tescili hükümsüz kılınmadığı için marka korunması da devam etmektedir. Ek olarak, marka korumasının istisnalarına aynı maddede yer verilmiş olup, sessiz kalma suretiyle hak kaybı bu istisnalar arasında bulunmamaktadır. Bu sebeplerle, sonraki tarihli marka sahibi SMK’nin sağladığı imkânlardan yararlanabilecektir(150)…
Fransız öğretisinde ise, Gautier, sessiz kalma suretiyle hak kaybı ilkesinin, kazandırıcı zamanaşımı gibi algılanması gerektiğini ifade etmektedir(151).…
Amerikan hukukunda da, sonraki tarihli işareti kullanan kişinin bir marka hakkı elde…
Kanaatimizce, sonraki tarihli marka sahibi, marka hakkının bahşettiği bu olumsuz…
Bunların yanında, Erdil’in de ifade ettiği üzere, izinsiz işlenme, her ne kadar asıl hak sahibinin izni alınmaksızın meydana getirilmiş olsa da FSEK anlamında bir eser olduğundan nasıl FSEK uyarınca korunuyor
Bütün bunlara ek olarak, Yargıtay 11. HD’sinin de, sonraki tarihli markanın önceki…
“… Her ne kadar 551 sayılı Markalar Kanununun 5/c maddesine göre, (Kent) sözcüğünün hakim olduğu davacıya ait markanın tescilinden sonra yine aynı sözcüğün hakim olduğu davalı markasının tescili uygun değilse de, her nasılsa Sınai Mülkiyet Dairesi’nce ikinci markanın da tesciline karar verildiğine göre artık ortada taraflara ait yasal olarak ve (Kent) sözcüğünün hakim olduğu iki çeşit marka mevcut bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak da her iki tarafça da tescil ettirilmiş olan bu markalar, Markalar Kanunun himayesi altında bulunmaktadırlar (551 sayılı Kanun m. 17). Her ne kadar TTK.nun haksız rekabete ilişkin 57/5. maddesi hükmüne göre, (iltibasa mahal verilecek marka kullanımı) bir haksız rekabet çeşidi olarak kabul edilmişse de, anılan bu madde hükmü ancak taklit yoluyla kullanılan ikinci markanın tescilsiz olması halinde uygulanması mümkündür. Oysa, yukarıda da değinildiği gibi davalı markası…
Yukarıdaki açıklamalar özetlenecek olursa, tarih itibariyle farklı olsa da (Kent) sözcüğünün hakim olduğu markanın her iki taraf adına tescil edilmiş olmasına, sonra tescil edilen markanın Markalar Kanunun öngördüğü hak düşürücü süreler içinde (551 sayılı Kanun m. 15/2) iptal edilmemiş bulunmasına ve her iki tarafın markalarındaki tali unsurlardaki değişikliklerin bir terkin sebebi sayılması mümkün bulunmamasına (551 sayılı Kanun m. 18, 50) nazaran, her iki tarafın da tescilli olan markaları Markalar Kanununun himayesi altında olup, bu kanunun sağladığı haklardan her iki tarafın da yararlanmasının kabulü hukuken zorunlu bulunmaktadır. (551 sayılı Kanun m. 17).”(159)…
