Anayasa’nın 140. maddesinin 5. fıkrası ise hâkimlerin kanunda belirtilenler dışında…
“Hâkim ve savcıların meslekleri ile ilgili olmayan bu kurullarda görev alırken, bir yandan da yargılama faaliyetine devam etmeleri, ileride karşılarına çıkacak uyuşmazlıklarda, tarafsızlıklarına gölge düşürecek niteliktedir.”…
Hâkimler mesailerini bütünüyle yargısal görevlerine hasretmeli ve görev niteliği…
AYM’ye göre tarafsızlık, “davanın çözümünü etkileyecek bir önyargı, tarafgirlik ve…
“Tarafsızlığın öznel ve nesnel olmak üzere iki boyutu bulunmakta olup, bu kapsamda hâkimin birey olarak, mevcut davadaki kişisel tarafsızlığının yanı sıra, kurum olarak mahkemenin kişide bıraktığı izlenimin de dikkate alınması gerekmektedir. Yargılamayı yürüten mahkeme üyelerinin taraflardan biriyle veya anlaşmazlık konusu ile maddi veya manevi yakın bir bağının bulunması veya yargılama sürecinde sarf ettiği ifadeleri ile tarafsız olamayacağı yönünde meşru bir kanaat uyandırması, bunun yanı sıra davadan önce dava ile doğrudan bağlantılı bir konumda bulunması da tarafsızlığı ihlal edebilir. Ancak, belirli bir uyuşmazlıkta yargılamayı yürüten hâkimin taraflardan birine yönelik önyargılı ve taraflı bir tutumunun, kişisel bir kanaatinin veya menfaatinin, bu bağlamda kişisel bir taraflılığının söz konusu olduğunu ortaya koyan bir delil bulunmadığı ve bu husus kanıtlanmadığı müddetçe, tarafsız olduğunun bir karine olarak varsayılması zorunludur. Bunun yanı sıra, yargılama makamının tarafsızlığına ilişkin her hangi bir meşru kaygı veya korkuyu bertaraf edecek yeterli güvenceleri sunması da gerekmekte olup, bu husus tarafsızlığın nesnel boyutuna işaret etmektedir.”…
Öte yandan, Anayasa Mahkemesi’ne göre yargılama esnasında hâkim ile davanın tarafları…
“…yargılama devam ederken taraflardan birinin mahkeme hâkimi hakkında şikâyette bulunması veya aleyhine dava açmasının veya mahkeme hâkiminin davanın taraflarından biri hakkında şikâyette bulunmasının hâkimin tarafsızlığından şüpheye düşürecek önemli bir sebep olarak değerlendirilemeyeceği… …ilk derece mahkemesi hâkimince verilen çekinme kararının kesin olmayıp, denetime tabi olduğu, çekinme kararı ve devamındaki prosedürünün ilgili usul hükümlerine riayetle yürütüldüğü, bu kapsamda başvuruya konu yargılama faaliyeti açısından, ilgili usul hükümleri uyarınca yargılama faaliyetini devam ettiren yargılama makamlarının tarafların adil yargılanmaya ilişkin meşru beklentileri üzerinde menfi etkide bulunacak bir izlenime sahip
AYM, 2017 yılındaki Anayasa değişiklikleri öncesinde yüksek yargı organı olarak anayasal…
Bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkı, askeri hâkim yer almayan bir…
