Bu süreçte magister, yalnızca tasfiyeyi gerçekleştiren bir görevli konumundaydı ve herhangi bir kamusal yetkiye sahip değildi. Magister seçilmesi…
Satış ise hemen gerçekleşmemekteydi. Magister seçimin sonrası satış işlemleri gerçekleştirilirken, yine borçlu eğer hayatta ise otuz, değilse onbeş günlük bir sürenin geçmesi gerekmekteydi. Bu son otuz ya da onbeş günlük süre içinde ise, borçlu ya da belirli ayrıcalıklara sahip kişiler(39)…
Bu şekilde devrin engellenmemesi ve ilgili sürelerin de geçmesi sonrası açık artırma…
Borçlu satışla birlikte mallarının mülkiyetini tamamen kaybetmekte idi. Eğer borçlu…
Venditio bonorum işlemi ile borçlu her ne kadar malvarlığını kaybetse de, bu işlem onun borçlarını tamamen ortadan kaldırmamaktaydı. Dolayısıyla alacaklarını tam olarak alamamış olan alacaklıların, borçlunun daha sonra elde ettiği malvarlığına başvurma imkânı bulunmaktaydı(44). Bu cebri satış sürecinin en önemli sonuçlarından biri ise, borçlunun “infamie” (haysiyetsizlik)…
