Anayasa Mahkemesi Baran Karadağ(109) kararında, bazı durumlarda tanığın kimliğinin sanıklar tarafından bilinmesinin tanığın kendisi veya yakınları için tehlike arz edebileceğini, tanıklık yapacak kişilerin misillemeye uğramaktan korkmak için haklı nedenlerinin olabileceğini belirtmiştir. Ayrıca örgütlü suçlarla mücadelede tanığın kimliğinin gizli tutulmasının öneminin arttığına dikkat çekmiş ve bu konuda bazı tedbirlerin alınmasının gerekebileceğini ifade etmiştir. Bu nedenlerle de bir tanığın kim olduğu gizli tutulmuşsa savunmanın ceza muhakemesinde normal koşullarda bulunmayan bir takım zorluklarla karşı karşıya kalabileceğini de belirterek bu halde ilk olarak tanığın kim olduğunu saklamak için makul nedenlerin var olup olmadığının, ikinci olarak gizli tanık ifadesinin verilecek hükme tek veya belirleyici temel unsur olup olmadığının değer-
Anayasa Mahkemesi Önder Sığırcıkoğlu(110) kararında,…
AİHM’ye göre yalnızca gizli tanık ifadelerinin verilen karara esas alınmış olması,…
AİHM Al-Khawaja ve Tahery/Birleşik Krallık(112) kararında,…
AİHM’ye göre, “kanıtın tekliğinden” sanık aleyhine tek kanıtın olması, kanıtın belirleyiciliğinden ise davanın sonucunu ağırlıklı olarak etkileme eğilimi olan belirleyici kanıt olması anlaşılmalıdır. Bu bağlamda, diğer kanıtlar ne kadar güçlü olursa, gizli tanığın ifadesinin belirleyici olma ihtimali o kadar azalır(114).…
Organize suçlarla mücadele amacıyla soruşturma makamlarınca ajan provokatör kullanımı…
