Hatalı emsal kararın takibinin de doktrinin bir gereği olduğu kabul edildikten sonra,…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
3.1.EMSAL KARARIN BOZULMASI
Emsal karar doktrinin özünde, hâkimin, doğru olduğunu düşünmese de aynı veya benzer…
Yukarıda ifade edildiği üzere, emsal karar doktrini, hatalı kararların da takibini…
Nitekim, stare decisis, “bazı yanlış kararlara bağlı kalmak anlamına” da geldiğinden, hâkimin bozma ve ayırt etme gibi yöntemlere başvurması için, o karara katılmamasının ötesinde “özel bir gerekçe” gerektiği kabul edilmektedir. Bu özel gerekçe; emsal kararın “olgusal bir hataya” veya “zaman içinde aşınmış bir varsayıma” dayanması, kararın “açık ve ciddi bir şekilde” yanlış olması gibi güçlü argümanlar gerektirir. Bu istisnai yanlışlık, bugünün hâkimlerinin “bariz bir şekilde hatalı” olarak gördükleri muhakemeden kaynaklanabilir ya da bir emsal kararın kötü sonuçlarının ürünü olabilir. Her iki durumda da emsal karar “makuliyet alanının ötesine geçerek açık veya aşırı derecede hatalı” karar kategorisine girer. Buna göre emsal karar iptal edilebilir(489)…
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki; common law hukuk sistemindeki ülkelerde, emsal kararı bozma için alelade, herhangi bir sebepten ziyade, “çok iyi bir neden” gerekliliğine vurgu yapılmaktadır(490).…
Kanunların üstünlüğü ilkesi, öncelikle mahkemelere, karar verirken kanuna uygun davranma…
Emsal kararlardan ayrılmayı gerektiren olgulardan biri de kanunların değişmesidir.…
Mahkemeler genellikle emsal karar doktrininin, ilgili emsalin türüne bağlı olarak…
Emsal kararın bozulup bozulmayacağına ilişkin değerlendirmede “güven yokluğu” da…
Somut güven yokluğu ile hâkimler, bireylerin emsal kararın iptal edilmesiyle, emsal karar hiç var olmasaydı olacaklarından daha az arzu edilir bir konumda olacaklarını veya maddi olarak daha kötü durumda olacaklarını kastetmektedir. Her ne kadar hâkimler, doğru türde güven menfaatlerine yol açan emsal davalara örnek olarak “mülkiyet ve sözleşme haklarını içeren davalara” atıfta bulunmuş olsalar da, yalnızca bu tür davaların somut güvene yol açtığını iddia edecek kadar ileri gitmemiş-
Somut olmayan güven, kabaca, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde engellenen beklentileri ifade eder. Maddi olmayan güvenin var olabilmesi için, herhangi bir kişinin emsal kararın iptal edilmesiyle emsal karar hiç tesis edilmemiş olsaydı olacağından maddi olarak daha kötü durumda olması gerekli değildir. Bu anlamda, somut olmayan güven “soyuttur”(496)…
Emsal kararlara güvenin tamamen soyut olduğu durumlarda bile, bu güveni artırmanın…
“Bir hukuk fakültesi dekanının, okuldaki profesörlere, üç yıllık bir dönem boyunca yılda iki önemli makale yayınlamak gibi bazı üretkenlik hedeflerini yerine getirmeleri koşuluyla, çok cazip bir ikramiye -örneğin bir yıllık ücretli araştırma izni- vereceğini içeren bir yazı gönderdiğini varsayalım. Şimdi bir profesörün bu hedefi yerine getirdiğini ve ikramiyesini talep ettiğini ancak politikanın haber verilmeden değiştirildiğini öğrendiğini varsayalım. Yine de bu profesörün ikramiye teklif edilmemiş olsa bile aynı derecede üretken olacağını ve beklentisine dayalı olarak başka herhangi bir somut eylemde bulunmadığını varsayalım. Bu durumda zarar verici bir güven söz konusu değildir, çünkü maddi olarak, işvereni politikayı hiç düzenlememiş olsaydı, düzenlemiş olması ihtimalinden, daha kötü durumda değildir. Ancak profesör, işvereninin garantisi nedeniyle bir yıl izin kullanacağı beklentisi altında hareket etmiş ve buna göre tutum ve inançlar oluşturmuştur. Hatta araştırma …
Varsava, diğer güven türü olarak belirlediği “toplumsal güveni” anlamanın en açık yolunun, toplamda bireysel güven çıkarları açısından bakmak olduğunu; zira, bireysel güven yaygın olduğunda, toplumsal bir boyut kazanabileceğini ifade etmektedir. Toplumun büyük bir kesiminin bireysel güven menfaatlerinin söz konusu olması gerekir ki emsal karar toplumun bilincine yerleşsin, toplumsal bir nitelik kazansın. Bu durumda, mahkeme emsal kararı bozmanın toplumsal etkilerini ve “temel hukuk normları hakkında yaygın olarak sahip olunan anlayışların sarsılıp sarsılmayacağını” dikkate almalıdır. Toplumsal kapsamda bir güven söz konusu olduğunda, bir mahkemenin iptal kararının güven maliyetlerini hesaplamaya veya ölçmeye çalışması pek mantıklı olmayabilir. İnsanların toplu olarak beklenti içinde olduğu iyilik toplumsal ya da kolektiftir çünkü herkes sahip olmadıkça (ya da çoğu insan sahip olmadıkça) sadece bir kişinin yararlanabileceği nitelikte değildir(498)…
Yazar’ın son güven türü olarak belirlediği “sistemik güven”, emsal kararlar arasındaki hukuki ilişki nedeniyle oluşan güveni ifade etmektedir. Hâkimler, bir emsal kararın bozulup bozulmayacağına ilişkin kararlarda,
