Bu doğrultuda esasen vergi inceleme raporlarının ve vergi tekniği raporlarının bir sonucu olarak uygulanan “özel esaslar” ve “KDV iade talepleri yönünden özel esaslar” uygulamasının yine devamında hakkında olumsuz tespit olmayan; ancak olumsuz tespit bulunan mükelleflerle ticari ve ekonomik ilişkide bulunan, fatura almış tüm mükelleflerin işlemleri de reddederek aksi durumunda bir vergi inceleme tehdidi ile karşı karşıya bırakmakta; böylece vergi doğurucu işlemlerin gerçek mahiyeti …
Bu şekilde ağır şartlarda uygulanarak mükellefe ciddi mali külfet getiren “özel esaslar uygulaması” ve “KDV iade talepleri bakımından özel esaslar” uygulamasının Genel Tebliğ ile düzenlemesi Doktrinde ve yargı kararlarında eleştiri konusu yapıldığını ve geçmişte uygulanan ve yine yasal dayanağı olmayan “kod listeleri” uygulamasının devamı niteliğinde kabul edilerek yapılan işlemlerin yargı kararları ile iptal edildiğini görmekteyiz. Zira Genel Tebliğ’de düzenlenmiş “özel esaslar” uygulamasının, KDVK’nın 36. maddesi çerçevesinde vergi idaresine verilen, iade taleplerine ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisinin çerçeve hükümden geniş yorumlanması sonucu oluşan bir uygulama olduğu ve kanuni dayanağının bulunmadığı açıktır. Bu yönde bir uygulama yapılmak isteniyorsa iade talepleri bakımından özel esaslar uygulamasının, doğrudan mülkiyet hakkını sınırlandırdığı ve özel hayatın gizliliği ile çalışma hürriyetine de müdahale edici niteliği göz önüne alınarak, hukuki belirlilik ilkesine ve kanunilik ilkesine uygun bir şekilde tüm unsurları ile mümkünse VUK’ta yer alacak ayrı bir başlık altında kanunla düzenlenmesi gerekmektedir. Aksi durumda hali hazırdaki uygulama mükelleflerin vergi incelemesi tehdidi altında incelemeye girmemek için vergi idaresinin talepleri doğrultusunda düzeltme beyannamesi vererek şüpheli görülen işlemlerini beyanlarından çıkarması ve bu işlemlerdeki indirim mekanizması çerçevesinde uhdesine geçmesi gereken malvarlığından haksız ve hukuksuz yere vazgeçmesi sonucunu doğurmaktadır. Ayrıca fişleme niteliğindeki kod listesi uygulamasının devamı olan özel esaslara alınmamak için de vergi idaresinin gönderdiği yazılara dayalı olarak mükelleflerin işlem yaptığı görülmektedir. “KDV iade talepleri bakımından özel esaslar” uygulamasının ise Genel Tebliğ’de dahi yer almadığı ve tamamen hukuki dayanaktan yoksun olduğu açıktır. Her iki uygulama da vergilendirme yetkisinin kullanılması ve bu yetkinin uzantısı mahiyetindeki vergi incelemesinin yapılabilmesi bakımından Türk vergi sistemine hakim olması gereken hukuki güvenlik ilkesine ve bu doğrultuda vergilerin yasallığı ilkesine aykırıdır. Nihai olarak “özel esaslar” uygulaması Anayasa …
