İptal davasını kim açar sorusunun, “Dava konusu ile kimin yeterli ilgisi vardır?”…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
3.3.2.2.1.2. Menfaat İhlali Şartı
Öncelikle belirtmek gerekir ki, iptal davalarının açabilmesi için mevcut olması gereken…
Genel kural olarak yargısal makamlar huzurunda dava açabilmek için, bir hakkın ihlal…
Menfaat ihlalinin tanımı, herhangi bir normatif düzenleme ile yapılmamıştır; Danıştay’ın…
2577 sayılı Kanun uyarınca açılan iptal davasının belkemiğini oluşturduğu belirtilen
İptal davaları için yalnızca menfaat ihlalinin yeterli sayılması, iptal davasının…
İdarî işlemin iptalinde kişilerin yararının yanı sıra kamu yararının mevcut olduğunun…
İdare hukuku doktrininde, menfaat şartı ile idarî işlemle davacı arasındaki ilişkinin…
İptal davaları ile esasında hem hakkın ihlaline hem de menfaatin ihlaline sebebiyet…
İptal davalarında menfaat ihlali şartının getirilmesi ile orta bir yol bulunmuştur;…
Burada 2577 sayılı Kanun’da yapılan bir değişiklik ile Anayasa Mahkemesinin bu değişikliği…
2577 sayılı Kanun’un madde 2/1-a hükmünde, iptal davaları için öngörülen menfaatleri ihlal edilenler ibaresi,…
değiştirilmiş(763) olup yapılan kanun değişikliğinin, değişiklikten önce dava konusu yapılabilen birçok işleme karşı dava açılamamasına ve idarî işlemlerden bir bölümünün yargı denetiminin dışında bırakılmasına sebep olan bu kuralın, Anayasa’nın 2. maddesinde tanımlanan hukuk devleti ilkesine,…
İdarî davalar, idarenin işlem ve eylemlerinin hukuka uygunluğunun yargısal yolla denetlenmesi, kamu hizmetlerinin hukuk kurallarına ve hizmetin gereklerine uygun biçimde yapılmasının sağlanması, kamu hizmetlerinin getirdiği yarar ve zararların kişiler üzerindeki etkilerinin adaletli bir surette dengelenmesi için vatandaşlara tanınmış bir haktır ve bu davalar, idare hukukuyla birlikte huku
İdarî yargıda, 4001 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesinde, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar biçiminde tanımlanan iptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlamak suretiyle hukuk devletini gerçekleştiren önemli yollardan biri olup iptal davası kolay işleyen ve karmaşık olmayan niteliğiyle yargısal bir denetim yolu olarak öngörülmüştür.…
İptal davaları ile idarî işlemlerin hukuk kurallarına uygunluğu incelenmektedir; hukuk kurallarına aykırılığın saptanması hâlinde, idarî işlem ortadan kaldırılmaktadır ve böylece, idarenin hukuk kurallarına uygun şekilde hareket etmesi sağlanarak hukuk düzeni korunmaktadır.…
İptal davaları, kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikteki idarî işlemler hakkında açılabilmekte olup bu özellikleri haiz bir idarî işlemin iptalinin istenilebilmesi için, davacının menfaatinin ihlal edilmiş olması gerekmektedir ve iptal davasında ayrıca öznel (sübjektif) bir hakkın ihlal edilmesi şartı araştırılmamaktadır.…
Yargısal kararlar ve doktrinde menfaat kavramı, davacı ile iptalini istediği idarî işlem arasındaki bağı, ilgiyi anlatmaktadır. İdarî işlem ile dava açan kişi arasında meşru, güncel ve ciddi bir ilişki mevcut ise davacının, davada menfaat bağı bulunduğu kabul edilmektedir.…
Hukukun koruduğu menfaat, hakkı ifade etmekte olup özel hukukta her menfaat korunmamaktadır. Kamu hukukunda ise iptal davaları yoluyla her menfaatin korunması zorunludur. …
Tam yargı davalarının aksine iptal davalarında davada ehliyet sahibi olabilmek için, menfaat ihlalinin yeterli sayılma
İtiraza konu olan ve 4001 sayılı Kanun ile getirilen kişisel hak, genel, soyut ve kişilik dışı düzenleyici kuralların kişilere uygulanarak somutlaşması ve hukuksal sonuçlar doğurmasıdır. İdarî yargıda kişisel hak ihlali, tam yargı davası açabilmenin ölçütüdür ve tam yargı davaları ile kişiler, idareden ihlal ettiği bir hakkı yerine getirmesini ya da sebep olduğu zararı gidermesini istemektedir.…
İptal davalarında, idarî işlemin hukuka aykırılığının saptanması durumunda iptal edilmesi söz konusu iken, tam yargı davalarında idarî işlem ve eylemin uygulanmasından ve yürütülmesinden doğan zararların tazmini söz konusudur. Bu iki dava türündeki farklılık ve gerçekleştirilmek istenilen amaç sebebiyledir ki, iptal davasında davacı olabilmek için menfaat ihlali yeterli görülmüş iken; tam yargı davalarında idarî işlem ve eylemlerden dolayı davacının hakkının ihlal edilmesi gerekmektedir.…
Yukarıda belirtilen hususlara yer verilen Anayasa Mahkemesi kararında, yapılan kanun…
Yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararında, yapılan kanun değişikliğinin Anayasa’nın…
