Görüldüğü üzere burada yukarıda yer verilen ilk örnekteki idare mahkemesi kararının…
Yine başka bir kararda, “(…) 1-) Sanığın keşide ettiği çekin ibrazı tarihinde bankada karşılığının bulundurulmaması, dolayısıyla karşılıksız çek keşide etme suçundan şikayet üzerine, şikayetin reddine karar verilmiş ise de; 09.08.2016 gün ve 29796 sayılı RG’ de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6728 sayılı kanunun 63. Maddesiyle değişik 5941 sayılı kanunun “ ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” başlıklı 5/f.1 maddesinde; karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı açılan davaların icra mahkemesinde görüleceğinin ve İİK 347, 349, 350, 351, 352 ve 353. Maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne dair hükümlerinin uygulanacağının öngörülmesi karşısında, anılan madde hükmünün yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdiği ve dolayısıyla karşılıksız olduğu tespit edilen çekle ilgili doğrudan icra mahkemesine yapılan şikayet üzerine, Yargıtay CD. 30.03.2017-1189/2913 sayılı ilamında da açıklandığı gibi, icra mahkemesinin davaya bakma yetkili ve görevli olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi suretiyle CMK 223 ve 230. Aykırı davranılması,…
2-) Müştekinin çekin bankaya ibrazından önce çek üzerinde cirosunun bulunduğu ve çeki bankaya ibraz edenin müşteki olmadığı anlaşıldığından, çekin karşılıksız olduğunun ibraz tarihinde öğrenilmiş sayılamayacağı, öğrenme tarihinin belirlenmesi bakımından, çeki bankaya ibraz eden ve daha sonra müşteki şirkete iade eden şirketin yetkilisi de dinlendikten sonra, çekin müştekiye iade edildiği tarih tespit edilerek şikayetin süresinde olmadığının belirlenmesi durumunda süre yönünden şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi; öğrenme tarihi belirlendiği ve belirlenen öğrenme tarihine göre şikayetin öğrenme tarihinden itibaren üç aylık süre içinde yapıldığının belirlendiği, ya da öğrenme tarihi kesin olarak belirlenemediği takdirde, şikayetin azami bir yıllık süre içinde yapılmış olması nazara alınarak davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken…” (Ankara…
Benzer şekilde başka bir kararda, “(…) Dosyanın incelemesinde, müşteki vekilinin sanık hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı süresi içerisinde icra ceza mahkemesinde şikayette bulunduğu, icra ceza mahkemesinde 5728 sayılı kanunun 62. Maddesi ile değişik 5941 sayılı kanunun 3/f.6 maddesinde yer alan “C Başsavcılığına talepte” ibaresinin “İcra Mahkemesine şikayette” şeklinde değiştirildiği, aynı kanunun 76. Maddesi ile kanunun 62. Maddesinin yürürlük tarihinin 31.12.2017 olarak düzenlendiği, bu tarihten önce icra mahkemesinin görevli olmadığı gerekçesiyle “şikayetin reddine” karar verildiği anlaşılmıştır. CMK 272/f.1 maddesinde ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. CMK 223/f.1 maddesine göre; beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet, güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararları hükümdür. İstinaf başvurusuna konu kararın CMK 223/f.1 maddesi kapsamında sayılan kararlardan olmadığı açıktır. İcra mahkemesince verilen kararın hüküm kısmında ne şekilde ifade edilmiş olursa olsun, dayandığı gerekçeye ve sonucuna göre görevsizlik kararı niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Zira İcra ceza mahkemesi, kararın gerekçesinde 31.12.2017 tarihine kadar görevli olmadığını, görevli merciin C. Başsavcılığı olduğunu belirtmektedir. CMK5/f.2’ ye göre, görevsizlik kararlarına karşı ancak itiraz yoluna başvurulabilir… Yukarıda açıklanan nedenlerle Fethiye İcra Ceza Mahkemesi’nce verilen şikayetin reddine ilişkin karara karşı Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz yoluna başvurabileceğinden CMK 264. Maddesi de gözetilerek, istinaf incelemesi talebinin itiraz mahiyetinde kabulü ile dosyanın Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmek üzere… (İzmir…
