Franck Ribéry davasında, hakem heyeti ödenmemiş alacağın “esaslı” olup olmadığının tespitinde, sözleşme süresinin tamamını nazara almak yerine, kanımızca da isabetli biçimde, oyuncunun sözleşmeyi feshettiği tarihe kadarki alacaklarını dikkate almıştır. Dava konusu olayda oyuncuya fesih tarihi itibariyle “ödenmesi gereken” alacak miktarı (320,000), bu dönemde “ödenmiş” alacak miktarının (taraf iddialarına göre 56,000 veya 60,000) beş katından fazlasına tekabül etmektedir. Bu itibarla, “ödenmemiş” alacak miktarının (ortalama 262,000) esaslı olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Bununla birlikte hakem heyeti, yukarıda izah edilen değerlendirmeleri neticesinde, “ödenmemiş” alacak miktarının sadece ilk taksit alacağından ibaret olması (40,000) durumunda dahi zımnen bu miktarı da esaslı kabul ederek sözleşmenin haklı nedenle feshine imkân tanımıştır(138).…
CAS hakem heyetlerinin gerek Franck Ribéry gerekse Tareq Eltaib kararlarında dikkate değer bir başka tespiti ise süre konusuna ilişkindir. Yukarıda ifade edildiği üzere, FIFA Şerhinde gecikmiş ödemeler bakımından kabul edilen üç aylık süre, kulübün sözleşmenin mali hükümlerini ihlaldeki ısrarını ortaya koyması bakımından anlamlı görülmüş, buna karşılık DRC kararlarında, somut olayın şartları dikkate alınarak, daha kısa süreli ihlallerde de haklı nedenle fesih hakkının doğabileceği tespit edilmiştir. Öte yandan, CAS’ın Franck Ribéry kararında…
İnceleme konusu kararlardan, ihtar yükümlülüğü ve oyuncuların kulüp tarafından geç…
İzah edilen çerçevede, fesih öncesi ihtar şartı, sözleşmenin haklı nedenle feshi…
