Başvuru Numarası : 2014/19081…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
3. T. A. A. BAŞVURUSU
İKİNCİ BÖLÜM KARARI…
HIV pozitif nedeniyle ayrımcılık yapılması / Çalıştırılmamasına rağmen ücretin ödenmesi / İşveren feshinin işçinin kendi isteğiyle ayrılmış gibi gösterilmesi…
Karar Tarihi : 1.2.2017…
RG Tarih ve Sayısı : 10.3.2017/ 30003…
KARARIN ÖZETİ…
Bir şirkette çalışan başvurucuya HIV pozitif tanısı konmuştur. İşyeri hekiminin talebi üzerine Tıp Fakültesi başvurucunun tedavisini düzenli olarak uyguladığı ve kontrollerine belirtilen tarihlerde geldiği, sağlık durumunun herhangi bir işte çalışmasına engel oluşturmadığı, herhangi bir maluliyetinin de bulunmadığı bildirilmiştir. Başvurucu iş sözleşmesini istifa suretiyle sona erdirmiş ise de, daha sonra dava açarak HIV pozitif olduğunun öğrenilmesi üzerine işverence işten uzaklaştırıldığını, ücretinin ödenmesine rağmen çalışmasına izin verilmediğini, zor durumundan yararlanılarak kendi isteğiyle ayrılmış gibi gösterildiğini, ayrımcılığa maruz bırakıldığını, sağlık bilgilerinin hukuka aykırı olarak açıklandığını ve özel hayatının gizliliği ilkesinin ihlal edildiğini iddia ederek ayrımcılık tazminatı ve manevi tazminat ödenmesini, ayrıca duruşmaların kapalı olarak yapılmasını, kararda ad ve soyadının belirtilmemesi yönünde gizlilik kararı verilmesini talep etmiştir. Davada başvurucunun tanığı hastalığı nedeniyle kendisine kötü muamele yapılmadığını söylemiştir. Yerel mahkeme olayda ayrımcılık yapıldığı kanaatiyle 4857 sayılı Kanun’un 5’nci maddesi kapsamında talep edilen tazminatın kısmen kabulüne karar vermiş ise de, Yargıtay işverenin diğer işçileri koruma saikiyle hareket ettiği, bu eyleminin ayrımcılık olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle mahkeme kararını bozmuştur. Başvurucu özel hayata saygı hakkı ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini iddia…
Anayasa Mahkemesi, özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. KARAR METNİ…
III. OLAY VE OLGULAR…
A. Olaylar…
6. Başvurucu 14/2/2005 tarihinde plastik boru ve profil imalatında faaliyet…
7. 2006 Aralık ayında başvurucuya insan immün yetmezlik virüsü (HIV) (+) tanısı…
8. İşyeri hekimi U.E. tarafından başvurucunun tedavisinin yapıldığı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesine yazılan 17/9/2008 tarihli dilekçe ile yaklaşık altı aydır ücretli izinde olan başvurucunun mevcutsa iş gücü kaybının değerlendirilmesi, yasal düzenlemelere göre maluliyet oranının ve/veya ağır, tehlikeli işlerde çalışmasına engel herhangi bir tıbbi ya da yasal durumu olup olmadığının bildirilmesi talep edilmiştir.…
9. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyolojisi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi olan bir profesör tarafından iş yeri hekiminin talebine verilen 17/9/2008 tarihli cevapta başvurucunun tedavisini düzenli olarak uyguladığı ve kontrollerine belirtilen tarihlerde geldiği, sağlık durumunun herhangi bir işte çalışmasına engel oluşturmadığı, herhangi bir maluliyetinin de bulunmadığı bildirilmiştir.…
10. Başvurucu 26/1/2009 tarihinde istifa dilekçesi vermek suretiyle işten ayrılmıştır. Başvurucu, iş yerinden herhangi bir kıdem ve ihbar tazminatı alacağı, senelik izin ücreti alacağı olmadığı, son çalıştığı süreye ilişkin 26 günlük ücreti olan 577,20 TL’yi aldığını beyan eden 26/1/2009 tarihli ibraname imzalamıştır. Başvurucunun son ücret bordrosunda 31/1/2009 tarihinde başvurucuya normal çalışma ücreti 334,03 TL, hafta tatili ücreti 63,63 TL, genel tatil ücreti 15,91 TL, ikramiye 137,05 TL, prim olarak ise 4.416,75 TL ödendiği belirtilmiştir.…
11. Başvurucu 5/11/2009 tarihli dilekçesi ile adı geçen Şirket aleyhine Karşıyaka 2. İş Mahkemesinde (İş Mahkemesi) alacak davası açmıştır. Dava dilekçesinde HIV pozitif olduğunun işverence öğrenilmesi üzerine Şubat 2008 tarihinden itibaren iş yerinden uzaklaştırıldığını, ücretinin ödenmesine rağmen çalışmasına izin verilmediğini belirtmiştir. Başvurucu, iş yeri hekiminin talebi üzerine Ege Üniversitesinden çalışmasına engel bulunmadığı yönünde rapor verilmesine rağmen işe başla-
12. İş Mahkemesi, davayı 4857 sayılı Kanun’un 5. maddesine dayalı alacak ve manevi tazminat davası olarak nitelendirmiştir.…
13. İş Mahkemesi 9/2/2010 tarihli duruşmada dava dilekçesinin mahiyeti gereği davacı vekilinin gizlilik talebinin reddine karar vermiştir.…
14. İş Mahkemesinin 10/6/2010 tarihli duruşma tutanağına göre Mahkemece dinlenen başvurucu tanığı M.T.G., başvurucu ile birlikte davalı iş yerinde çalıştığını, başvurucunun dört yıl kadar önce servisteki bir sohbet esnasında kan hastalığı olduğunu söylediğini ancak bu hastalığın ismini söylemediğini, başvurucunun hastalığına ilişkin olarak gerek çalışanlardan gerekse amirlerden herhangi bir şey duymadığını belirtmiştir. Söz konusu tanık, iş yerinde sağlık problemi olanların bunu bildirmeleri hâlinde yönetim tarafından daha hafif işlerde çalıştırıldıklarını, başvurucuya da kendi değerlendirmelerine göre daha hafif olan makine operatörlüğü işinin verildiğini, başvurucuyla birlikte daha önce üretilen plastik pencerelerin paketlenmesinde ve falçatayla naylon poşetin ucunun kesilmesinde görevli olduklarını, daha sonra başvurucunun kullandıkları makinelerin yıkama bölümüne verildiğini, bu bölümde kesici aletlerin daha az kullanıldığını ifade etmiştir. Tanık, başvurucuyu beş altı ay işyerinde görmediğini, raporlu olup olmadığını bilmediğini ancak bu dönemde parasının ödendiğini duyduğunu, işverenin işe gelmemesi konusunda başvurucuya baskı yapıp yapmadığı konusunda bilgisinin olmadığını, işverenin veya yetkililerin ya da iş yeri hekiminin başvurucunun rahatsızlığı hakkında etrafta konuştuklarını duymadığını, başvurucuya hastalığı sebebiyle herhangi bir kötü muamele yapılmadığını beyan etmiştir.…
