“Mağdur suçta paya sahip. Çünkü doktor orada faile daha ılımlı, sevecen yaklaşımla yaklaşabilirdi. Çünkü failde anneyi kaybetme yakınını kaybetme korkusu var. Doktor daha farklı yaklaşsaydı fail doktora sempati duyacaktı belki. Etkiye tepki diyorum ben. Doktorun vermiş olduğu cevaba onda tepki oluştu. Onu da içine attı fail ve annesinin ölümüyle de o patladı. Bir ateşi yakmak için bir kıvılcım yeterli. O karşıdan onu gördüğü için onu yakmış oldu. Ahmet’in verdiği etkiye tepki. Doktor orda bir saniye sıramız var hemen ilgileneceğim diyebilseydi fail daha farklı olacaktı. O anki öfkesi de yatışacaktı failin. Ama ters bir şekilde davranmış. Zaten endişeli orda fail. Bir de doktordan azar işitince. Hepimiz insanız. Orada ne oluyor, fail daha sinirleniyor. Doktora da doğal olarak öfke duyuyor. Oysa sempati duyabilirdi. Yani çok duyuyoruz. Ama gerçekten de doktorlar insanları çok kötü azarlıyor. Benim de başıma gelmiş bir olay…” (K10, K)…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
3.Türk Toplumunun Sağlık Çalışanına Şiddet Suçundaki Temaları
a.Mağdur Suçlama
Sağlık çalışanına şiddet vakası temelinde Türk katılımcıların cevapları, mağdur suçlayıcılık…
“Mağdur doktorun hasta psikolojisinden hasta yakını psikolojisinden anlayan biri olması lazım. Gerek aldığı eğitimden gerek her gün görmüş olduğu hasta profilinden daha kibar daha insancıl yaklaşımda olabilir. Doktorların da böyle lakayt, ukala, azarlar gibi, kovar gibi, ezer gibi davranmaları da insanlarda doktora karşı bir kin yaratabiliyor ama bu olayda doktorun sadece bu davranışı doktorun başına gelen talihsiz olaya sebep olacak bir şey değil. O davranışın karşılığı bu değil. Doktor evet kusurludur diyemiyorum. Doktorun yanlış davranışı var mı var. Failin davranışı orantısız bir davranış” (K9, K)…
“Doktorun orada bence tek sıkıntısı üsluptan kaynaklı. Diyeceğini daha farklı dile getirip adamı kışkırtmayabilirdi. Bence burada hastayı biraz kışkırtmış bunun haricinde suçunu görmüyorum doktorun.” (K6, E)…
“İlk vakanın benzeri. Yani buna sağlık çalışanı ya da herhangi bir meslek grubu diye bakmamak lazım. Daha basite indirgeyerek bakmak lazım. Herhangi bir tahrik durumunda yorumlamak lazım belki de. Burada mağdurun rolü belirli oranda var diye düşünüyorum. Bir tahrik söz konusu. Belirli oranda tahrik olduğunu düşünüyorum mağdur tarafından. Nasıl ki ölen hastanın kapıyı açıp hesap sorma yetkisi yoksa doktorun da herhangi bir bireyi azarlama hakkı yok. O azarlama her türlü şeye dönüşebilir ve tahrik çerçevesinde de değerlendirilebilir. İşte kapıyı açmayı bilmiyorsunuz demesi veya kovması vs. gibi bunlar sadece spesifik meslek grubu için değil herhangi bir yerde gerçekleşebilecek olaylar. İki yetişkin birey arasında gerilimi yükseltecek herhangi bir böyle azarlama vs. başka yerlerde de gerçekleşebilecek olaylar.” (K2, E)…
“Doktorun bağırmaya hakkı yok o zaman hasta da gelir bir tane tokat atar, bağırır. Ölümüne sebep olacak bir şey değil ama tetikleyici. Doktor yüzde 20 adam yüzde 80 suçlu diyebilirim. Bir doktor aynı zamanda insan psikolojisinden daha iyi anlamalı. Karşısına her tür insan çıkabilir. Sonuçta sanırım psikoloji dersleri de alıyorlar. Bizden çok daha bilinçliler normal insandan. Öyle bağırarak çağırarak azarlayarak yaparsan… Karşında nasıl biri olduğunu bilmiyorsun. (K1, E)…
“Bazı doktorlar gerçekten egoist oluyor. Sen kibar yaklaştığın halde. Ne var, nereden geldin? Bekle, şurada otur, anlat!” tarzındaki emir kipiyle konuşması gerçekten insanı irrite eden bir durum. Bazılarının gerçekten bu durumu hak ettiğini düşünüyorum bazı doktorların. Bir kere bir doktor benden bir form doldurmamı istemişti. Ben de formu doldurmak için kalem istedim. Kalemim yok bir kalem alabilir miyim dediğimde beni azarlamıştı. “Ben sekreter değilim git nereden buluyorsan bul” diye. Gayet kibar bir şekilde “Kalem alabilir miyim?” dedim ama formu da zaten önüme fırlatmıştı. Benim bu doktora en fazla yapacağım şey kendi içimden kin duymak olur. Ne lanet adammış ya da en fazla kendi içinden kin duymak olur. Şikayet etmek olabilir. Ya da bir daha buna gelmem diye içinden düşünürsün. Bu doktorun başına bir şey geldiğini duysam evet hak etmişti de derim. Bunu sırf doktorlar için değil, iş yerinde bir memurun da gelen bir müşteriye, diyelim elektrik faturasını yatırmak isteyen kadına öyle davranması da aynı şekilde. Sırf doktor değil yani.” (K6, E)…
