a. Yüklenici özellikle 1/1000 ölçekli revizyon imar planını süresi içinde kesinleştirememesinin…
Ayrıca belirtmek gerekir ki, yüklenicinin, arsa sahiplerinin feshini kabul etmediği…
Kanımızca, arsa sahiplerinin sözleşmeyi feshi temelde yüklenicinin sadakat yükümlülüğüne…
“ … Müteahhidin işi kendisine gösterilen güvene uygun olarak iş sahibine sadık bir surette yapma borcu (Treuepflicht) kanunda açıkça belirtilmemiştir. Bununla beraber söz konusu borç istisna akdinin bir iş görme akdi niteliğini taşımasından doğar. İş görme, genellikle, başkasının menfaatine hareketi gerektirir. Sadakat borcu iş görenin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapmak ve ona zarar verecek her türlü hareketten kaçınmak borcu anlamını taşır. Vekâlet akdine ilişkin İBK. md. 398’de, vekilin özen borcu yanında açıkça sadakat borcundan da (getreueundsorgfältige Ausführung, bonne et fidèle exécution) söz edilmektedir; bu hüküm dilimize çevrilirken BK. md. 390’da «hüsnü suretle ifa», «iyi bir surette ifa» deyimleri kullanılmış, «sadık olarak ifa» kısmı yanlışlıkla atlanmıştır. Bir akde dayanmayan vekâletsiz iş görmede bile, kanun koyucu iş sahibinin yararına ve tahmin olunan amacı
Dolayısıyla yüklenicinin özellikle paylaşım zamanından önce tüketicilerle satış vaadi…
Doktrinde Tandoğan’ın, yüklenicinin sadakat borcunun ihlaline ilişkin olarak yaptığı…
“ … Müteahhidin sadakat borcu, ayrıca ona, imali kendisine bırakılmış olan şeylerin yapılmasında uygulanan yeni bulunmuş fikri, bir ihtira beratına konu olsun veya olmasın, kendi hesabına kullanmamak ve başkasından da saklı tutmak mükellefiyeti yükler; bu mükellefiyet istisna akdinin sona ermesinden sonra da devam eder. ……
… Diğer taraftan, eser henüz tamamlanmadan müteahhidin sadakat borcunu ağır surette ihlâl ettiğini görürse, iş sahibi BK. md. 369’a veya BK. md. 358 f. II ile birlikte BK. md. 106’ya dayanarak akitten dönmek olanağına sahiptir. … ” …
Nitekim somut uyuşmazlıkta da taraflar sözleşmenin “genel olarak sözleşmenin sona erme koşulları” kenar…
b. Yüklenici, kendisinin arsa sahiplerinin marka haklarını ihlal ettiğini kabul etmiş…
Yüklenicinin bu savunmalarının da kabul edilebilmesi mümkün değildir. Doktrinde meseleyi…
“ … Sözleşme ilişkisi salt yalın bir “edim yükümleri ilişkisi değildir. Sözleşme ilişkisinde, bir de, güven ilkesinden (TMK mad. 2 I kuralından) kaynaklanan “davranış yükümleri” söz konusu olur. Davranış yükümleri, sözleşenlerin, birbirlerinin kişi ve malvarlıklarını, sözleşme edimi ile ilgisiz zararlardan ve tehlikelerden koruyup uzak tutma, edime kavuşma güven ve çıkarının çerçevesinden taşan güven ve çıkarları sarsıp tehlikeye sokmama yükümleridirler. …
… …
Şimdi çözüm bekleyen sorun şudur: Acaba, sözleşenlerden herhangi birinin davranış yükümüne aykırılığı, karşı sözleşene, dönme işlemi eliyle sözleşme bağını çözme yetkisi verir mi? …
Eğer şematik, basmakalıp düşünecek olursak, bu soruya olumsuz bir yanıt vermemiz gerekir. Çünkü edim yükümünden bağımsız, edimle tüm ilgisiz bir yüküme (davranış yükümüne) aykırılık, biçimsel mantık yönünden, edim ilişkisine etkili bir yenilik doğuran hakkın kullanılmasına…
… …
Şu var ki, davranış yükümüne aykırılıktan ötürü sözleşmeden dönülebilmesi için, işbu aykırılık sonucu, artık somut sözleşme ilişkisine bağlı kalmanın güven ilkesi çerçevesinde beklenilemez, katlanılamaz bir duruma gelmiş bulunması, kısacası, güven temelinin sarsılıp yıkılmış olması gerekir. …”…
Tekrar vurgulayacak olursak, sözleşmenin kurulmasından kısa bir süre sonra yüklenicinin…