“(…) 556 sayılı KHK.da, marka tescil başvuruları değerlendirilirken, ilgililere, itiraz olanağı ile birlikte sonradan marka tescilinin hükümsüz sayılması için dava açma olanağı da tanınmasına rağmen, bu davanın hangi sürede açılacağı hususunda bir düzenleme getirilmemiş ise de, yine anılan KHK.nın 42. maddesinde Paris Konvansiyonuna göre tanınmış sayılan marka sahiplerinin hükümsüzlük davasını, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde açması gerekeceği belirtilmiş, dava açma hakkının sınırsız sürede kullanılmasının da yasanın ruhu ve hukuk mantığı ile bağdaşmayacağı gözetilerek bu yasal boşluğun yukarıda sözü edilen tanınmış sayılan markalar için öngörülen 5 yıllık sürenin, en azından diğer markalar yönünden açılacak davalar için de uygulanarak yasal boşluğun doldurulması dairemizce uygun görülmüştür. Nitekim, Avrupa Topluluğu Antlaşması’nın 189 ncu maddesi uyarınca kabul edilen 89/104 sayılı Yönerge’de tanınmış markalar için de, 5 yıllık hak düşürücü süre öngörülmüştür” Yargıtayın 2000 yılında vermiş olduğu bu karar, kendisinden sonra gelen pek çok kararın…
Kanun koyucunun hükümsüzlük davasında tanınmış markalar dışındaki markalar bakımından…
SMK’da markanın hükümsüzlüğü davasına ilişkin bir dava açma süresi öngörülmemiştir.…
