Başvuru Numarası : 2017/23739…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
4. EMİN BALTA BAŞVURUSU
BİRİNCİ BÖLÜM KARARI…
İşçilik alacakları talebiyle açılan dava ile sigortalılığın tespiti davasının işçinin çalışması yönünden farklı sonuçlanması…
Karar Tarihi : 20.10.2021…
RG Tarih ve Sayısı : 15.12.2021/ 31690…
KARARIN ÖZETİ…
Bir handa çalışan başvurucu, iş sözleşmesinin feshi üzerine işçilik alacakları talepli dava açmıştır. Yerel mahkeme taleplerin bir kısmını kabul edip bir kısmını reddetmiştir. Kararın Yargıtay tarafından, başvurucunun başka alacaklarının da bulunduğu gerekçesiyle bozulması üzerine yerel mahkeme de bozma kararına uymuş ve karar kesinleşmiştir. Bu dava devam ederken başvurucu, yaklaşık 18 yıllık çalışma süresinin SGK’ya bildirilmediği ve sigorta primlerinin ödenmediği iddiasıyla sigortalılığın tespiti davası açmış ise de, başvurucunun iddia ettiği dönemde fiili bir çalışması olmadığı gerekçesiyle, tespit davası reddedilmiştir. Böylelikle aynı konuda farklı kararlar ortaya çıkmıştır. Başvurucu, adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini iddia…
Anayasa Mahkemesi adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ve kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.…
KARAR METNİ…
III. OLAY VE OLGULAR…
8. Başvurucu 1/1/1990 tarihinden itibaren İstanbul Cağaloğlu’nda bulunan ve V.E. ile A.E.ye ait bir handa temizlik elemanı ve bekçi olarak çalıştığını, 1/11/2008 tarihinde ise gerekçesiz olarak işten çıkarıldığını başvuru formunda ileri sürmüştür. A. İşçilik Alacaklarına İlişkin Dava Süreci…
9. Başvurucu, söz konusu iş hanındaki çalışmasıyla ilgili olarak 25/12/2008 tarihinde İstanbul 3. İş Mahkemesinde işçilik alacakları istemiyle işveren (V.E. ile A.E) aleyhine alacak davası açmıştır.…
10. İstanbul 3. İş Mahkemesi 22/4/2010 tarihinde davanın kıdem tazminatı,…
11. Temyiz talebi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 5/11/2012 tarihinde kararı bozmuştur. Gerekçede; başvurucunun çalıştığı hanın davalılar tarafından satılması nedeniyle iş akdinin haksız olarak feshedildiği, bu durumda başvurucu lehine ihbar tazminatı da ödenmesi gerektiği, Mahkemece ücret araştırması yapılmadan asgari ücret üzerinden ücretin hesaplanmasının hatalı olduğu, başvurucunun yıllık izin ücretlerini de alabileceği ifade edilmiştir.…
12. İstanbul 3. İş Mahkemesi bozma kararına uymuş, başvurucunun ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretlerini hak ettiğini kabul etmiş; 1/10/2013 tarihinde başvurucuya kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı, bayram ve genel tatil ücretleri, izin ücretleri olmak üzere yasal faizleriyle birlikte toplam 76.134,69 TL ödenmesine karar vermiştir. Başvurucunun eklediği belgelerden icra masraflarıyla birlikte kendisine 83.162,11 TL ödendiği anlaşılmıştır.…
13. Karar işveren tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 25/12/2013 tarihinde temyiz istemini reddederek hükmü onamış ve karar kesinleşmiştir.…
B. Başvuruya Konu Hizmet Tespitine İlişkin Dava Süreci…
14. Başvurucu, işçilik alacaklarına ilişkin dava süreci devam ederken 1/1/1990-10/9/2008 tarihleri arasındaki çalışma sürecinin Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirilmediği ve sigorta primlerinin ödenmediği gerekçesiyle 27/4/2010 tarihinde İstanbul 3. İş Mahkemesinde hem anılan işveren hem de SGK aleyhine hizmet tespiti davası açmıştır.
15. İstanbul 3. İş Mahkemesi 20/2/2013 tarihinde davanın kabulüne karar vermiş,…
“Celb ve ibraz olunan belgeler, cevabi yazılar, kurum kayıtları, dinlenen davanın niteliğine uygun tanık beyanları ile tüm dosya muhteviyatından davacının talebinin 01.01.1990 - 10.09.2008 arası süresinin tespiti niteliğinde olduğu gibi aynı zamanda 1.1.1990 tarihinin sigortalılık başlangıcı olarak tespiti niteliğindedir. Bu bakımdan davacının alacak davasının yargılaması da mahkememizde yapılmış ve dosya içinde mevcut mahkememizin 2008/820 Esas 2010/314 Karar 22.4.2010 tarihli kararında bu sürelerin hizmet akdine dayalı geçtiği kabul edilerek işçilik alacaklarının tahsili yolunda hüküm kurulmuş olup her ne kadar bu hüküm Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 05.11.2012 tarih 2010/27109 Esas 2012/35896 sayılı ilamı ile bozulmuş ise de; hizmet süresi bozma dışı kalmakla bu sürelerde çalışma olgusunun mevcudiyeti ve davacının hizmet tespiti talebi bakımından 2008 yılı sonundan itibaren davanın ikame edildiği 27.04.2010 tarihine kadar 5 yıldan fazla zaman geçmemiş olduğu bu halde ise en azından hizmetin başladığı 1.1.1990 tarihinin sigortalılık başlangıcı olarak sayılması mümkün olduğu görüşü ile davacının sigortalı hizmete başlangıç tarihinin 1.1.1990 olarak kabulü yolunda hüküm kurulması gerekmiştir.”…
