Arazi-i Memlûke: Hem rakabesi hem de tasarruf hakkının aynı kişide bulunduğu araziler mülk arazi olarak isimlendirilir. Arazi Kanunnâmesi mülk araziyi “Berveçhi mülkiyet tasarruf olunan yerlerdir.” şeklinde tanımlamıştır.(128)…
Arazi-i Mevkûfe: Arazi Kanunnâmesi’nin 4. maddesi vakıf araziyi müstakil bir arazi türü olarak kabul etmiştir. Esasında vakıf arazinin aslı mülk veya mîrî arazidir. Buna göre vakıf arazi iki kısma ayrılır. Birincisi mülk olup da mâlikleri tarafından vakfedilen arazidir ki arazi-i mevkûfe-i sahîha…
Arazi-i Metrûke: Günümüzde kamu malı olarak bilinen bu arazi, kamunun veya belirli bir yöre halkının istifadesine bırakılan pazar, panayır, yol, köprü, mera, yaylak ve kışlaklardır. Metrûk arazi bir mülkiyet veya tasarruf hakkına konu olamaz. Sadece halkın veya metrûk arazinin tahsis edildiği köy ya da kasaba halkının bu tür arazi üzerinde intifâ hakkı bulunur. Arazi-i metrûkeden sayılan yerler alınıp satılamaz, devlet tarafından herhangi bir şahsa veya bir topluluğa tahsis edilemez. Metrûk arazilerin mülkiyeti de tasarruf hakkı da devlete ait değildir. Devlet sadece ülke üzerindeki yönetim hakkına binâen bu topraklardaki istifadeyi kolaylaştıracak düzenlemeler yapabilir. Bu araziler vergiye tabi olmadığı gibi, zamanaşımı ile kimsenin mülkiyetine de geçmez. Ayrıca halktan biri bedel karşılığında metrûk arazideki istifade hakkını başkasına devredemez.(134)…
Arazi-i Mevât: Kimsenin temellük veya tasarrufunda olmayan, ahaliye terk ve tahsis edilmeyen, yerleşim bölgelerine belli uzaklıkta bulunan arazilere mevât arazi denir.(135)…
