ETCK. 146. maddenin yürürlüğü zamanında Toroslu bu konuda benzer değerlendirmede bulunmuştu: “…..İcra hareketinden söz edilebilmesi için, failin hareketinin 146. maddede sayılan neticeleri, yani Anayasayı tağyir, tebdil ve ilga neticelerini doğurmaya elverişli olması aranır. Nitekim bir suça teşebbüsün kabulü için, hareketin o suçun neticesini meydana getirmeye elverişli olması, teşebbüsün genel prensibidir. Şu halde 146. maddede suçun varlığı ve failin cezalandırılabilmesi için, “teşebbüs hali” şart ve yeterli kabul edildiğine göre, bu suç yönünden de hareketin kanuni tarifte yer alan neticeyi doğurmaya uygunluğunu (elverişliliğini) aramak gerekecektir. Bundan maksat hareketin netice yönünden illi değer taşıması, yani neticeyi oluşturabilecek güçte ve nitelikte olmasıdır. Gerçekten de, teşebbüsten söz edilebilmesi için, sadece bir hareketin suç sayılan bir neticeye yönelmiş olmasının anlaşılması, failin belirli bir neticeye yönelik kastını göstermesi yeterli değildir. Ayrıca, nasıl ki tamamlanmış suçlarda, neticenin, yapılan hareketin sonucu olup olmadığı, yani maddi illiyet bağı aranmakta ise, teşebbüs halinde de, farazi bir illiyet bağı kurularak gerçekleştirilmesi düşünülen netice ile gerçekleştirilen hareket arasında sebebiyet ihtimal ve imkanının araştırılması gerekir…..”(88)…
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
7.Nedensellik Bağı
Nedensellik bağı yönünden, yapılan hareket ya da hareketlerin olası sonucu meydana…
