Doktrinde bir görüşe göre(26) alacağın devri yalnızca devreden ve devralan arasında yapılacak bir sözleşme ile gerçekleşebilir. Oysa alacağın üçüncü kişi yararına devrinde, alacağı devralan kişi bu sözleşmenin tarafı değildir. Üçüncü kişinin, bu şekilde alacak hakkını kazanması sadece borçlunun üçüncü kişinin temsilcisi sıfatıyla hareket etmesi halinde söz konusu olur ki bu da üçüncü kişi yararına sözleşme niteliğinde olmaz. Dolayısıyla alacağın üçüncü kişi yararına devri geçersizdir. Doktrindeki diğer görüşe göre(27) bir…
Alacak hakkının üçüncü kişi yararına devredilebileceği yönünde bir değerlendirme…
Bir kişinin alacak hakkı sahibi ile sözleşme yapıp, ondan alacak hakkını üçüncü kişiye…
Doktrinde, alacağın üçüncü kişi yararına devrine ilişkin tartışmanın esasında pratik…
