Batı medeniyetinin tarihsel sürecinde de modern devletin iktidarıyla Tanrı’nın iktidarı…
Bazı yazarlar tarafından insanın hürriyet ve haklara sahip olabilmesinin dahi tamamen…
Çağdaş insan hakları söylemi, gerçekte sıradan bir insanın hak ve özgürlüklerinin…
Eğer insanların yaşamlarını sürdürmeleri için elzem olan insan haklarının korunması…
Bu noktada dikkat edilmesi gereken ikinci bir konu; insan haklarının korunmasının…
Mevcut formül aslında Batı’nın ürettiği formüldür. Galtung’un deyişiyle “Batı’nın formülü güçlü bir tanrı/güçlü bir devlete sahip olmak ve bireyi güçlendirerek bunu dengelemek olmuştur. Başka toplumlar, örneğin birçok kabile, bunların ne birine ne diğerine sahip olmuştur. Sonra, güçlü devletler ve zayıf bireylere dayalı despotik yapılar vardır. Dördüncü olasılık ise, İzlanda ve Faroe Adaları gibi dikkate değer yapıları akla getiren zayıf devletler ve güçlü bireyler formülüdür”. Üstelik…
Bu haliyle Batılı formül insan haklarının doğrudan yerel düzlemde temin edilebilmesinin…
Bütün bu anlatılanlar ışığında, insan haklarının devlete yüklediği işlevin de evrensel…
