Siyaset bilimci Robert A. Dahl neredeyse bütün kanunların, nihai açıdan toplumun genel faydasını sağlama amacına yönelse bile,
Hukukçu Oktay Uygun, bu savı ileri taşıyarak bilimsel bilginin de mutlak doğru anlamına gelmeyebileceğini gösterdikten sonra, kararların demokratik bir düzende verilmesiyle mutlak doğruların bir arada bulunamayacağını savunur. Mutlak doğruların olduğu bir yerde, toplumun belirli bir kesimi, mutlak doğruların getirdiği gücü siyasi iktidara dönüştürür ve bu iktidarı diğer kişiler üstünde kullanır. Buna karşılık, mutlak doğruların olmadığı bir yerde, siyasi mutlak doğrulardan da bahsedilemeyeceği için böyle bir durum ortaya çıkmaz. Siyasi kararlar, alternatifler arasında yapılan birtakım tercihlere dayanır. Demokratik bir düzen, epistemolojik açıdan böyle bir temelden kalkar ve siyasi karar almanın alternatifler arasında en iyiyi bulmaya yöneldiği bir ortamı temin etmeyi hedefler. Bu çerçevede, demokratik bir düzende, parlamentoya gönderilen temsilcilerin kural koyma, düzenleme veya kaldırma işini yerine getirirken aldığı kararların, alternatifleri arasında en iyisini hedeflemesi beklenir(138)…
Bu sefer, şu temel soru gündeme gelir: Kime göre en iyi? Alternatifler arasında en…
Siyaset bilimci Hélène Landemore, herkesin yaşanan sorunlarla ilgili farklı düşüncelere ve bugünkü kararların gelecekteki sonuçlarıyla ilgili farklı öngörülere sahip olmasını akıl yürütme çeşitliliği (cognitive diversity)…
Vergiyle ilgili kararların, yukarıdaki belirlemelerin dışında kaldığı söylenemez.…
Bunun tersi, yani, vergiyle ilgili kararların kimin, nasıl bir düşünme yolu izlediğinden…
