Bu nedenle kat mülkiyetinin temelinde “paylı mülkiyet” yer alsa da (yıkımla arsa payı “paylı mülkiyete” dönüşmekle), paylardan birinde elbirliği mülkiyeti söz konusu ise o pay kendi içinde bir bütün olarak değerlendirilerek bölünmeyecektir. Örnek vermek gerekirse, kat mülkiyetine konu bir bağımsız bölümde mirasbırakanın ölümü üzerine miras şirketi ortağı (TMK m. 640) mirasçılar, yıkım sonrası kendiliğinden oluşan paylı mülkiyet payında elbirliği ile miras şirketi ortaklığını (paylaşma tamamlanıncaya kadar) sürdüreceklerdir. Ancak, bu kimseler, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini o paya ilişkin kendi aralarında oybirliği ile kabul etmedikleri takdirde (TMK m. 702) 6306 sayılı Kanun m. 6 hükmünce o payın isteğe bağlı artırma ile diğer paydaşlara devredilmesine katlanmakla yükümlüdür. Bu olasılıkta idare uygulamasında, payda paylı veya elbirliği hâlinde mülkiyet sahibi paydaş ve ortaklardan, sadece karara katılanların artırmada pey sürdüğü, aynı zamanda o paya ilişkin diğer paydaşların da artırmada bulundukları görülmektedir. Oysa amaç, o payda hak sahibi olanların sözleşmeye katılmalarının sağlanması olmalıdır ve bu nedenle daha önce de ifade edildiği üzere(252)…
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
A. Pay Üzerinde Elbirliği Mülkiyetinin Varlığı Hâlinde
Öncelikle bağımsız yeni bir hak objesi olan “payda” elbirliği mülkiyeti oluşmasını irdeleyelim. Örneğin, daha önce (1) no’lu meskende kat malikinin ölümü üzerine elbirliği mülkiyeti (iştirak hâlinde mülkiyet; TMK m. 701-703) oluşmuş olsun. Mirasçıların kendi aralarında anlaşamamaları hâlinde çıkacak uyuşmazlığa bağlı olarak yıkımla arsa payına bağlı hak sahibi olan diğer paydaşların bundan etkilenmemesi gerekeceği açıktır. Bu nedenle amaçsal yorum ilkeleri ile varılacak sonuçlara ihtiyacımız olacaktır. Bu kapsamda 6306 sayılı Kanun’un aradığı 2/3 çoğunluğun hesabında tüm elbirliği ortakların birlikte sahip oldukları payın, karara katılma konusunda oybirliği ile anlaşması sonucu örneğin, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini resmi şekilde imzalaması gerekecektir. Çünkü TMK m. 702/II hükmü gereğince “kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için…
